Ruhullah Humeyni dönemi İran İslam Cumhuriyeti ideolojisinin İran'ın güvenlik yapılanması üzerindeki etkisi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

1979 İran İslam devrimi pek çok değişikliği ve yeniliği de beraberinde getirmiştir. Bu büyük değişim, İran dış politikasında olduğu kadar güvenlik politikalarının tatbiki konusunda da ortaya çıkmıştır. İran'ın kendi rejimini komşu ülkelere ihraç etme girişimi ve İslam aleminin koruyuculuğunu üstlenme arzusu buna örnek olarak verilebilir. İran'ın bu arzusunun en önemli nedeni kendi bölgesinde güvenli bir sığınak yaratmaktır. Zira Kaçar ve Pehlevi dönemlerinde İran tarafından küresel aktörlere tanınan ayrıcalıklar ve imtiyazlar muhtelif nedenlerle Humeyni yönetimi için büyük sorun teşkil etmiştir. Öncelikle söz konusu ayrıcalıklar yeni rejim için tehdit olarak görülmüş ve Humeyni rejimi İran'ın emperyalist bir baskı altında olduğunu iddia etmiştir. Bu nedenle Irak, Suriye ve Lübnan gibi bölge ülkelerinde çeşitli devlet dışı silahlı aktörlerle işbirliğine girerek İslam dünyasının "koruyuculuğunu" yapma politikası gütmüştür. İran'ın "güvenlikleştirme" politikalarının Ortadoğu'daki mevcut politikaları dahi etkileme potansiyeline sahip olması, söz konusu tezin argümanı arkasındaki ana itici gücü oluşturmaktadır. Özetle İran'ın Humeyni dönemiyle başlayan anti-emperyalist "güvenlikleştirme" politikalarının, İran'ın mevcut dış politikası üzerinde pek çok yansıması bulunmaktadır. Bu kapsamda tez, hala Batının emperyalist dünyasından kaynaklanan tehditlere meydan okuyan İran rejiminin güvenlik yapısına daha fazla ışık tutmayı amaçlamaktadır.

The 1979 Iranian Islamic Revolution has brought many fundamental changes and reforms. These major changes have emerged in Iranian foreign policies as well as security policies. For example, Iran wanted to export its own regime to the neighboring countries and to play the role of protector of the Islamic world. The foremost reason of this desire of Iran is to create a safe haven in its own region. Because the privileges granted to global actors by Iran during the Pahlavi and Kajar periods emerged as a big problem for the Khomeini administration due to several reasons. First they saw these privileges as threatening for the new regime. The Khomeini regime felt that Iran was under imperialistic pressure. It, therefore, adopted the above mentioned policies such as protecting the Islamic world, allying with non state armed actors in Iraq, Syria, Lebanon. Iranian securitization policies had a potential of effecting even the current policies in the Middle East. This is the main impetus behind the argument of this thesis. In a nutshell, the Iranian anti-imperialistic securitization policies started by the Khomeini era have a lot of repercussions on the current Iranian foreign policy and security policies. Accordingly the dissertation aimed to cast further light on the security structure of the Iranian regime as it still aims to challenge the threats stemming from the Western imperialistic world.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Uluslararası İlişkiler, International Relations

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren