İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Medeniyet, İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve üniversite adresli yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Does economic policy uncertainty affect venture capital investments for OECD countries?
(Taylor & Francis, 2023) Erdoğan, Seyfettin; Kantarcı, Tuğba; Yıldırım, Durmuş Çağrı
Economic policy uncertainty (EPU) has significant effects on the real economy. Therefore, this study aims to investigate the effects of economic policy uncertainty on venture capital, a special financing form. In this study, the effects of economic uncertainty on venture capital for 14 OECD countries are investigated between 2007 and 2020 years. The results show that the increase in economic uncertainty in the long term increases venture capital investments in developed countries. The contributions of the study are demonstrating how venture capital reacts to economic policy uncertainty and using up-to-date methods that allow soft transitions to studying long-term relations between series.
Öğe
Tumor necrosis factor inhibitor-related autoimmune disorders in pediatric rheumatology practice: a multicenter nationwide study
(BMC, 2026) Yıldırım, Deniz Gezgin; Küçükali, Batuhan; Akay, Nergis; Yoğun, Sultan Nilay; Tunce, Eray; Taştanoğlu, Hüseyin; Bakkaloğlu, Sevcan A.; Küçük, Elif
Background The purpose of the study is to evaluate the demographic characteristics, clinical features, and management strategies of TNF inhibitor-related autoimmune disorders (TIRAIDs) in pediatric rheumatology practice. Methods The medical records of 71 pediatric patients treated with a TNF inhibitor for a rheumatologic disease and who exhibited any TIRAIDs during a 10-year period were retrospectively evaluated. Results The prevalence of TIRAIDs was 2.8% among 2450 pediatric patients who needed to use any TNF inhibitor drugs due to a rheumatologic disease. There was a female predominance (n = 40, 56%). TIRAIDs were observed in 49 patients (69%) receiving etanercept, 16 patients (23%) receiving adalimumab, and 6 patients (8%) receiving infliximab. The median time to TIRAIDs was 21.6 months. Non-infectious uveitis (38%) was the most common TIRAID, followed by paradoxical psoriasis (PP) (25%), lupus-like disease (8%), multiple sclerosis (7%), episcleritis (7%), and hidradenitis suppurativa (1%). In 58% of patients, treatment was switched to another TNF inhibitor, while in 42%, it was switched to a non-TNF biological therapy and/or cDMARDs. Complete resolution of TIRAIDs was observed in 63% of the patients. C-reactive protein levels and Juvenile Arthritis Disease Activity Score-27 were significantly higher during the development of TIRAIDs in patients with juvenile idiopathic arthritis compared to the remission period (p < 0.001 and p = 0.041, respectively). Conclusions Among TIRAIDs, non-infectious uveitis and PP were the most frequently observed manifestations, predominantly occurring during etanercept treatment. Disease activity tended to increase during the onset of TIRAIDs. Discontinuation of TNF inhibitor therapy and switching to another biological treatment may be effective in achieving clinical remission. What is known center dot TNF inhibitor-related autoimmune disorders (TIRAIDs) may develop after the prescription of TNF inhibitors. What is knew center dot TIRAIDs most frequently develop during etanercept treatment, followed by adalimumab and infliximab. center dot Management of TIRAIDs involves discontinuation of TNF inhibitor therapy and switching to another biological treatment to help achieve remission. center dot Raising awareness about the risk of TIRAIDs during TNF inhibitor treatments and routinely monitoring patients is essential for early detection and effective treatment of TIRAIDs.
Öğe
III. Politik Psikoloji Sempozyumu: Hakikat Sonrası Dönemde Siyasetin Psikolojisi Bildiri Özet Kitabı 17 Aralık 2025
(Medeniyet Üniversitesi Yayınları, 2026) Köse, Muhammed
İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Politik Psikoloji Dergisi iş birliğiyle düzenlenen III. Politik Psikoloji Sempozyumu 17 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Medeniyet Üniversitesi merkez kütüphanesinde gerçekleşti. “Hakikat Sonrası Dönemde Siyasetin Psikolojisi” temasıyla gerçekleştirilen sempozyum akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler tarafından yoğun ilgi gördü. Sempozyumda siyasi algı, nöropolitika, kimlik siyaseti, kitle psikolojisi ve dijitalleşme gibi pek çok konu, alanında uzman konuşmacılar tarafından ele alındı. Hakikat sonrası dönemin farklı boyutlarıyla ele alındığı 11 oturumda toplam 47 sunum yapıldı. Bu kitap, sempozyumda sunum yapan katılımcıların bildiri özetlerinden oluşmaktadır. Özetler sempozyum programına göre sıralanmıştır. Bildirileriyle sempoyuma katkıda bulunan bütün katılımcılara teşekkür ederiz.
Öğe
Adli bilimlerde çoklu karakterizasyon yöntemleriylekalemlerde jel bileşenlerin özgün bir şekilde tespiti
(İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Önel, Emre; Keçeci, Kaan
Bu çalışmada, adli belge incelemelerinde yaş tayini amacıyla jel kalem mürekkeplerinde bulunan uçucu bileşenlerin tespiti ve karakterizasyonu hedeflenmiştir. Adli soruşturmalarda belge üzerindeki yazının ne zaman oluşturulduğunun belirlenmesi, sahtecilik ve belge manipülasyonu iddialarının aydınlatılmasında kritik öneme sahiptir. Jel kalem mürekkepleri; çözücüler, boyar maddeler, reçineler ve çeşitli katkı maddelerinden oluşan karmaşık yapıları nedeniyle yaş tayini çalışmalarında özel bir zorluk teşkil etmektedir. Bu kapsamda, piyasada yaygın olarak kullanılan farklı marka ve renkte jel kalem mürekkepleri incelenmiştir. Mürekkeplerin kimyasal bileşimlerinin belirlenmesi ve zamanla meydana gelen değişimlerin ortaya konulması amacıyla çoklu analitik tekniklerden yararlanılmıştır. Mürekkep örneklerinin morfolojik yapıları ve elementel bileşimleri Taramalı Elektron Mikroskopisi ile Enerji Dağılımlı X-ışını Spektroskopisi (SEM-EDX), ile incelenmiştir. Boyar madde ve reçine yapılarının moleküler karakterizasyonu Raman spektroskopisi ve Zayıflatılmış Toplam Yansıma-Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (ATR-FTIR) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Jel kalem mürekkeplerinde bulunan uçucu organik bileşenlerin nitel ve nicel analizleri ise Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometrisi (GC-MS) yöntemiyle yapılmıştır. GC-MS analizleri sonucunda mürekkeplerde bulunan uçucu çözücü bileşenlerin zamanla buharlaşmaya bağlı olarak azaldığı ve bu değişimin yaş tayini açısından ayırt edici bir parametre oluşturabileceği belirlenmiştir. Spektroskopik yöntemler, mürekkep bileşenlerinin kimyasal yapılarının tanımlanmasında ve farklı jel kalemler arasında ayrım yapılmasında tamamlayıcı bilgiler sağlamıştır. SEM-EDX analizleri ise mürekkep tabakasının dağılımı ve inorganik katkı maddelerinin belirlenmesinde destekleyici nitelikte sonuçlar sunmuştur. Elde edilen bulgular, jel kalem mürekkeplerinde uçucu bileşenlerin analitik yöntemlerle izlenmesinin adli belge yaş tayininde uygulanabilir ve güvenilir bir yaklaşım olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, çoklu analitik tekniklerin birlikte kullanımının adli mürekkep incelemelerinde doğruluğu artırdığını ve jel kalem mürekkeplerine yönelik literatüre katkı sağladığını ortaya koymaktadır.
Öğe
Meme kanseri tanısı alan hastalarda moleküler özellikler ve bu özelliklerin demografik, klinik özelliklerle ilişkisi ve sağkalım üzerine etkisi
(İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Tatlıdede, Dilek; Gümüş, Mahmut
Amaç: Meme kanseri; demografik, reprodüktif, kalıtsal ve çevresel faktörler ile yaşam biçiminin etkileşimi sonucu gelişen heterojen bir hastalıktır. Bu çalışmada, meme kanserli hastalarda moleküler özelliklerin dağılımının değerlendirilmesi ve seçilen olgularda bu özelliklerin klinik ve patolojik parametrelerle ilişkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği'nde 2018–2023 yılları arasında meme kanseri tanısı ile izlenen 613 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Hastalara ait demografik özellikler, menopoz durumu, tümör boyutu, histolojik derece, hormon reseptör durumu, uygulanan tedaviler ve takip bilgileri kaydedildi ve istatistiksel olarak analiz edildi. Retrospektif değerlendirmeye ek olarak, tez çalışması kapsamında aynı hasta grubundan seçilen olgulara ait tümör dokularında östrojen reseptörü, progesteron reseptörü, HER2 ve Ki-67 ekspresyonu immünohistokimya yöntemi ile değerlendirildi; HER2 açısından şüpheli olgularda gen amplifikasyonunu belirlemek amacıyla FISH analizi uygulandı. Bulgular: Hastaların %52,0'si 60 yaş ve altında olup, olguların %98,5'i kadındır. Hasta grubunun büyük bölümü postmenopozal (%75,7) ve fazla kilolu/obez (%78,6) bireylerden oluşmaktadır. En sık histopatolojik tanı invaziv meme karsinomu (%59,1) olup, histolojik derece 2 tümörler (%55,9) baskındır. ER pozitifliği %85,9, PR pozitifliği %74,1 olarak saptanmıştır. HER2 pozitifliği %15,2 olup, Ki-67 proliferasyon indeksi hastaların %49,0'ında %20'nin üzerinde bulunmuştur. Moleküler alt tipler arasında Luminal A (%41,9) en sık izlenen alt tiptir. Metastatik hastaların %69,5'inde tanı anında de novo metastatik hastalık mevcuttur. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, meme kanserindeki biyolojik heterojeniteyi moleküler onkoloji perspektifinden ortaya koymakta ve moleküler alt tiplerin klinik ile histopatolojik özelliklerle ilişkisi üzerinden tedavi planlaması ile prognozun belirlenmesine katkı sağlamaktadır.