Türkiye'de gönüllü çocuksuzluk deneyimi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, Türkiye'de gönüllü çocuksuzluk olgusunun anlamlandırılma ve söz konusu olgunun deneyimlenme pratiklerini açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın temel problemleri gönüllü çocuksuzların olguya dair karar alma ve sürdürme pratikleri; bu pratiklerin toplumsal ilişkilerde ve kamusal alanlarda nasıl görünürlük kazandıkları; karşılaşılan toplumsal damgalar ve bu damgalarla baş etme stratejileri; ekonomik, kültürel ve sosyal sermaye türlerinin kararı alma ve sürdürme pratiklerini nasıl şekillendirdiğidir. Nitel araştırma desenlerinden gömülü teori olarak kurgulanan çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemiyle yirmi dört gönüllü çocuksuz bireyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler, sürekli karşılaştırmalı analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Açık, eksenel ve seçici kodlama sürecinin sonucunda gönüllü çocuksuzluk kararının bireysel temellere yaslanırken aynı zamanda toplumsal normlar, aileyi anlamlandırma-kurma biçimleri, aile beklentileri ve sosyal ilişkiler çerçevesinde anlamlandırıldığı ortaya çıkmıştır. Anlamlandırma pratiği, sürdürme taktiklerini şekillendirmiş, olası yalnızlık ve yaşlılık durumlarında geleceklerinin rotasını çocuksuzluk üzerinden çizdikleri görülmüştür. Zira gönüllülük kararı; bireysel özerklikler, aile döngüsünü kırma istekleri, yaşam biçimi tercihleri, özgürlük talepleri gibi kişisel, yapısal ve kamusal eksenler etrafında örgütlenmiştir. Çalışmanın çekirdek kodu normatif sapma olarak görünür hale gelmiş; gönüllülük, dönüşümsel, yapısal ve kamusal eksenlerde bilinçli bir sapma pratiği olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu sapma ebeveynliğin yalnızca reddedilmemesini içermemiş aynı zamanda kendi öznelliklerini inşa ettikleri, toplumsal normlarla müzakerelerini sürekli kıldıkları bir sürece tekabül etmiştir. Bu nedenle çalışmada kırık pusula metaforu geliştirilmiş, toplumsal normların dışında gönüllülük rotalarının çizilmesini sembolize etmiştir. Rotalar doğrultusunda refleksif çocuksuzluk, savunmacı çocuksuzluk, ideolojik çocuksuzluk, normalleştirici çocuksuzluk ve sınır-çocuksuzluk biçiminde çocuksuzluk tipolojileri oluşturulmuştur. Sonuç olarak gönüllü çocuksuzluk, bireysel özerklikle toplumsal normların sürekli müzakerelerine yaslanan çok katmanlı bir sürece tekabül etmiş; dönüşümsel bir yaşam projesi olarak anlamlandırılmıştır.
This study investigates the phenomenon of voluntary childlessness in Türkiye, aiming to reveal how it is interpreted and experienced in daily life. The main research problems concern the decision-making and sustaining practices of voluntarily childless individuals; the visibility of these practices in social relations and public spaces; the social stigmas they encounter and the coping strategies they develop; and how economic, cultural, social, and symbolic forms of capital shape both the decision and its maintenance. Designed with a grounded theory approach, the study employed purposive sampling and conducted in-depth interviews with twenty-four voluntarily childless individuals. The data were analyzed through the constant comparative method, following open, axial, and selective coding. Findings indicate that voluntary childlessness is grounded in individual preferences and broader frameworks of social norms, family expectations, cultural values, and relational dynamics. Meaning-making practices shape the strategies of sustaining the decision, and participants often envision their future trajectories through childlessness, emphasizing that they do not internalize dominant discourses of loneliness or regret in old age. The decision is organized around personal autonomy, the desire to disrupt familial cycles, lifestyle orientations, and demands for freedom, while also producing alternative family models that frequently challenge conventional definitions. The core category of the study is defined as "normative deviation." Within this framework, voluntary childlessness is conceptualized as a conscious practice of deviation that entails rejecting parenthood and continuously negotiating with social norms while constructing new subjectivities. To capture this dynamic, the "broken compass" metaphor was developed, symbolizing the effort to chart life paths beyond normative parenthood. In line with this, five typologies emerged: reflexive, defensive, ideological, normalizing, and borderline childlessness. Ultimately, voluntary childlessness appears as a multilayered, transformative life project at the intersection of individual autonomy and social norms.










