Almanya'da yaşayan türklerin kuşaklararası farklılaşan iki dillilik deneyimleri

dc.contributor.advisorAkın, Mahmut Hakkı
dc.contributor.authorDemirbaş, Banu
dc.date.accessioned2026-07-28T08:58:01Z
dc.date.issued2025
dc.departmentİMÜ, Enstitüler, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sosyoloji Ana Bilim Dalı
dc.description.abstractBu araştırma, Almanya'da yaşayan Türklerin kuşaklararası farklılaşan iki dillilik deneyimlerini incelemek amacıyla Hamburg ve Köln şehirlerinde yürütülmüştür. Çalışma, 1961 tarihli Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması sonrasında Almanya'ya göç eden ikinci ve üçüncü kuşak bireylerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, yakınsayan paralel karma desen ile tasarlanmış; nicel veriler 927 katılımcıdan anket yoluyla, nitel veriler ise 42 derinlemesine görüşmeden elde edilmiştir. Veriler JASP ve MAXQDA 24 yazılımlarıyla analiz edilmiş, bulgular ortak gösterim tabloları aracılığıyla bütünleştirilmiştir. Nicel ve nitel veriler ortak değerlendirildiğinde; ebeveynin doğum yeri, göçü başlatan kuşak ve yaşanılan şehir gibi değişkenlerin, Türkçenin kullanımı ve aktarım biçimlerinde belirgin eğilimler ortaya koyduğunu göstermiştir. Aile faktörü, Türkçenin kuşaklararası aktarımında en belirleyici unsur olarak öne çıkmış; ebeveynlerden en az birinin Türkiye doğumlu olması, çocukların Türkçeyi anlama ve ifade etme becerilerini güçlendirmiştir. Köln'de Türkçenin ve iki dilliliğin daha güçlü korunduğu, Hamburg'da ise Almancaya yönelimin belirginleştiği saptanmıştır. Araştırmada "tersine dil aracılığı", "döngüsel dil kaybı" ve "kültürel kod örgüsü" kavramları geliştirilmiştir. Bulgular, iki dilliliğin kimlik, aidiyet ve kültürel süreklilikle iç içe geçmiş çok katmanlı bir toplumsal olgu olduğunu göstermiştir. Sonuçlara dayalı olarak geliştirilen politika önerileri; aile temelli ana dili farkındalık seminerleri, Türkçe ve Türk Kültürü derslerinin zorunlu statüye alınması, yerel kurum ve camilerle iş birlikleri, YTB'nin Almanya'da temsil ofisi açması, kültürel etkinliklerin ve medya içeriklerinin çeşitlendirilmesi ve Türk-Alman akademik iş birliklerinin saha temelli araştırmalarla genişletilmesi yönündedir. Bu adımların hayata geçirilmesiyle Türkçenin kamusal görünürlüğünün artacağı ve iki dilliliğin sürdürülebilirliğine somut katkılar sağlanacağı düşünülmektedir.
dc.description.abstractThis study investigates the intergenerationally differentiated experiences of bilingualism among the Turkish community living in Germany, based on fieldwork conducted in Hamburg and Cologne. The research focuses on second- and third-generation individuals whose families migrated to Germany following the 1961 bilateral labor agreement between Turkey and Germany. Designed with a convergent parallel mixed-methods approach, the study collected quantitative data from 927 participants through a survey and qualitative data from 42 in-depth interviews. Quantitative and qualitative data were analyzed using JASP and MAXQDA 24 software, and the findings were integrated through joint display tables. The integrated analysis revealed that variables such as parents' birthplace, the initiating generation of migration, and place of residence shaped distinct tendencies in the use and transmission of Turkish across generations. The family factor emerged as the most influential determinant in maintaining intergenerational language continuity; having at least one parent born in Turkey significantly strengthened children's comprehension and expression skills in Turkish. It was observed that Turkish and bilingualism were more strongly preserved in Cologne, whereas a greater tendency toward German language dominance was evident in Hamburg. The study introduced the conceptual notions of "reverse language mediation," "cyclical language loss," and "cultural code weaving." The findings demonstrate that bilingualism is not merely a linguistic transition but a multilayered social phenomenon intertwined with identity, belonging, and cultural continuity. Based on the results, several policy recommendations were proposed, including family-oriented mother tongue awareness programs, the institutionalization of Turkish and Turkish Culture courses, collaboration with local organizations and mosques, establishing a YTB representative office in Germany, expanding cultural and media initiatives, and strengthening Turkish–German academic collaborations through field-based research. Implementing these measures is expected to enhance the public visibility of the Turkish language and contribute to the long-term sustainability of bilingualism.
dc.identifier.citationDemirbaş, B. (2025). Almanya'da yaşayan türklerin kuşaklararası farklılaşan iki dillilik deneyimleri [Doktora tezi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi]. Ulusal Tez Merkezi.
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14730/15589
dc.identifier.yoktezid978534
dc.language.isotr
dc.publisherİstanbul Medeniyet Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectTürk Diasporası
dc.subjectİki Dillilik
dc.subjectKuşak
dc.subjectKarma Yöntem
dc.subjectDil Sosyolojisi
dc.subjectTurkish Diaspora
dc.subjectBilingualism
dc.subjectGeneration
dc.subjectMixed Methods
dc.subjectLanguage Sociology
dc.titleAlmanya'da yaşayan türklerin kuşaklararası farklılaşan iki dillilik deneyimleri
dc.title.alternativeIntergenerational differentiated bilingualism experiences of Turkish people living in Germany
dc.typeDoctoral Thesis

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
demirbaş_banu.pdf
Boyut:
5.37 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format

Lisans paketi

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
license.txt
Boyut:
1.17 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: