Yeni Türk sinemasında kötülük problemi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Sinema, tıpkı diğer sanatlar gibi modern düşüncedeki hareketliliklerden her zaman etkilenmiştir. II. Dünya Savaşı'nın ardından yaşanan modern düşüncedeki zihni kırılma, kötülük probleminin merkezi bir konuma yerleşmesine sebep olacaktır. Bu fikri hareketlilik, sonrasında üretilecek sanat eserlerinin biçimsel ve içerik tercihlerine yansıyacak ve dünya sineması gibi Türk sineması da bu güçlü tesirin etkisi altında kalacaktır. Bu çerçevede tezin amacı modern düşüncedeki kötülük problemi üzerine tartışmaların 1990 sonrası üretilen ve Yeni Türk sineması olarak anılan filmlerdeki karşılığını araştırmaktır. Bu tartışmayı derinleştirebilmek adına ilk olarak sinema ve felsefe arasındaki etkileşimler araştırılmış, görüntünün Batı toplumlarındaki dönüşen anlamının izi sürülmüş, kötülük problemi ile sinemanın yolunun kesiştiği zaman ve mekân tespit edilmiş ve sonrasında Yeni Türk sinemasına bu tartışmaların ne şekilde sirayet ettiği araştırılmıştır. Sonuç olarak, Yeşilçam sinemasında deontolojik etik açıdan kötülük ele alınırken Yeni Türk sinemasında kötülüğün ontolojisinin doğrudan sorun edildiği tespit edilmiştir.
Cinema, like the other branches of art, has always been affected by the movements in modern thought. The intellectual fracture in modern thought after the World War II has caused the problem of evil occupy a central position. This intellectual movement reflects on the form and content choices of the artworks created afterwards, and like the World cinema, Turkish cinema was under this strong influence. In this context, the aim of this thesis is to investigate the reflections of the debates on the problem of evil in modern thought in the films produced after 1990 and referred to as the New Turkish cinema. In order to further deepen this debate first the interactions between cinema and philosophy is investigated, the transformed meaning of image in the Western societies is traced, the time and space that the problem of evil and cinema intersect are identified, and then how these debates reflected in the New Turkish cinema is examined. As a result, it is determined that while Yeşilçam cinema treated evil from a deontological ethics perspective, the New Turkish cinema directly problematized the ontology of evil.










