Meningiom olgularının biyopatogenezinin literatür eşliğinde değerlendirilmesi
Dosyalar
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırmada, meningiom tanılı olgularının biyopatogenezi literatüreşliğinde araştırılması amaçlandı. Nöroşirurji Kliniğinde,2005 ile 2010 yılları arasında meningiom nedeniyle opere edilmişolan olgular (n=79) geriye dönük olarak incelendi. Dosyaarşiv taraması sonrasında elde edilen demografik veriler ile kangrubu, sigara kullanımı, meningiom lokalizasyonu, peritümöralödem, Simpson ve Kobayashi rezeksiyon derecesi, histotolojik alttip, grade, nüks bilgilerine ait klinik veriler, kayıt altına alındı. Raporlananbu veriler içerisinde kaydedilen tümörlere ait biyolojikdavranış ve prognozuna etki edebilecek bulgular değerlendirildi.Araştırma kriterlerini karşılayan toplam 79 olgu çalışmaya dâhiledildi. Olguların histopatolojik grade incelendiğinde, 59 (%74,7)olgunun grade I; 20 (%25,3) olgunun grade II olduğu görüldü.Olguların lokalizasyonu ve histolojik grade ilişkisine bakıldığında,meningiomların en sık konveksitede yerleştiği ve grade II olgularınçoğunun bu lokalizasyonda olduğu saptandı. Preoperatifperitümöral ödemin, özellikle sfenoid kanat ve konveksite meningiomlarındadaha fazla olduğu saptandı. Olguların takiplerisırasında toplam 9 (%11,4) olguda nüks görüldü. Cerrahi rezeksiyonderecesi ile nüks olgular arasında yapılan değerlendirmedeSimpson grade IV ve Kobayashi grade IVA ve IVB rezeksiyon yapılanolguların tümünde nüks saptandı. Nüks olgular ile histopatolojikalt tip arasındaki ilişki incelendiğinde nüks eden 7 (%77,7)olgunun grade II, 2 (%33,3) olgunun ise grade I meningiom olduğusaptandı. Nüks olguların lokalizasyonu incelendiğinde, 4(%44,4) olgu sfenoid kanat, 2’si (%22,2) parasagittal, 1’i (%11,1)tuberkulum sella, 1’i (%11,1) ise intraventriküler yerleşimliydi.Çalışmamızda, meningiomlarda histopatalojik alt tip ve cerrahirezeksiyon derecesinin prognozda önemli rol oynadığı saptandı.Ayrıca tümör lokalizasyonunun ve peritümöral ödem varlığınınmeningioma prognozunda ve biyolojik davranışa etki edebileceğidüşünüldü. Elde edilen bulguların, ileriye yönelik, farklı ırklarınyer alacağı, çok merkezli ve daha fazla serileri içeren olguların yeralacağı çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.










