Siyasal liderlik ve söylemin dönüşümü: Recep Tayyip Erdoğan örneği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Çağdaş siyaset, siyasetin kişiselleştiği ve liderlerin kişiliğinin kitlelerin -neredeyse anlık- talepleri doğrultusunda şekillendiği karşılıklı bir etkileşim içeren popülist bir gerçeklik haline gelmiştir. Bugünün Türkiye ve Dünya pratik siyaseti açısından liderlik, eskisinden daha belirleyici bir dinamik içerisindedir. Bu doğrultudan yola çıkan araştırmanın amacı, Erdoğan'ın ve söylemlerinin Türkiye siyaset pratiğine yaklaşık çeyrek asırlık damga vurmasının psiko-politik, sosyo-politik, siyasal kültür ve siyasal iletişim açısından nedenlerini incelemektir. Araştırmanın önemi, Türkiye siyasetinin yaklaşık çeyrek yüzyılına Erdoğan'ın liderliğinin damga vurmasının ve söylem üstünlüğüyle geniş halk kitlelerini konsolide ederek gündemi belirleme ve kitlelerin desteğini alma başarısında dil ve söylem üstünlüğünün psiko-politik açıdan nedenlerini irdeleyerek literatüre kazandırmaktır. Türkiye'de son çeyrek asırdaki siyasal, sosyal, ekonomik ve hukuksal dönüşümler göz önüne alındığında Erdoğan'ın kimi zaman siyasi riskler de içeren liderlik yapma biçiminin ve kişisel özelliklerine bağlı dil ve söylemlerinin siyaset psikolojisi literatürü içinde dönüştürücü liderlik profiline karşılık geldiği çıkarımında bulunulabilir.
Contemporary politics has become a populist reality involving a mutual interaction in which politics becomes personal, and the personalities of leaders are shaped in line with the demands of the masses -almost instantaneously. Today's practical politics in Türkiye and the world, leadership is in a more decisive dynamic than before.. In this direction, the aim of the research is to examine the reasons why Erdogan and his discourses have marked the last twenty-one years of Turkish political practice in terms of psycho-political, socio-political, political culture and political communication. The importance of the research is to bring it to the literature by examining the psycho-political reasons for Erdogan's leadership to mark nearly a quarter century of Turkish politics and for the success of setting the agenda and gaining the support of the masses by consolidating the large masses of the people with the superiority of discourse. Considering the political, social, economic and legal transformations in Türkiye in the last two decades, it is deducible that Erdogan's leadership style, which sometimes includes political risks, and his language and discourses based on his personal characteristics correspond to his transformative leadership profile in the political psychology literature.










