Yapay zekânın meydana getirdiği ürünlerde eser sahipliği

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Giderek gelişmekte olan yapay zekâ sistemlerinin insanlar ile etkileşimi artmakta ve giderek yeni deneyimler yaşanmaktadır. Söz konusu etkileşimlerin kendini Fikri mülkiyet Hukukunda da göstermesi üzerine birtakım tartışmalar ulusal ve uluslararası boyut kazanmış ve akademik çalışmalar bu alanda da yoğunlaşmıştır. Başlangıçta yapay zekâ yazılımlarının kendisinin bir ürün olarak değerlendirilmesi ve yazılımcılarının telif haklarından yararlanıp yararlanamayacağı tartışılırken gelinen noktada sanılandan çok daha hızlı bir gelişme yaşanmış ve yapay zekâların kendilerinin münhasıran ya da müştereken eser sahibi olup olmayacağı sorusu sorulmaya başlanmıştır. Konu hakkında henüz hukuki bir düzenleme yapılmamıştır. Bu sebeple kaynaklarımız doktrin, ulusal ve uluslararası raporlar ile çeşitli yargı ve patent kararlarından oluşmaktadır. Araştırmamızın birinci bölümünde yapay zekâ kavramının nasıl tanımlandığı, düşünme, davranma, bilinç ve zekâ kavramları ele alınarak incelenmiştir. İkinci bölümde yapay zekâ tarafından meydana getirilen ilmi, edebi ve sanatsal olarak nitelenebilecek önde gelen ürün örneklerine göz atılmakta, mevcut kişilik ve eser sahipliği düzenlemeleri ile sorunun çözümünün mümkün olup olmadığı araştırılmıştır. Üçüncü bölümde ise yapay zekâ tarafından meydana getirilen ürünlerin bir eser sahibinin olup olamayacağı, olur ise kimin eser sahibi sayılacağı, olmaz ise ne gibi bir hukuk güvenliği sağlanacağı gibi sorulara doktrinde sunulan öneriler karşılaştırılarak cevaplar aranmıştır.

The interaction of artificial intelligence systems with humans is increasing and new realities are being experienced. Due to the fact that these interactions are also experienced in intellectual property law and academic studies, some debates have gained national and international dimensions. At the beginning, it was discussed whether artificial intelligence software should be considered as a product itself and whether its software developers could benefit from copyrights. However, there has been faster development than expected and questions arises about whether artificial intelligence can have an author, either exclusively or jointly. No legal regulation have been made on the subject yet. For this reason, our resources consist of doctrine, national and international reports, and various judicial and patent decisions. In the first chapter of our study, the concept of artificial intelligence is defined and examined by considering the concepts of thinking, behaving, consciousness and intelligence. In the second chapter, examples of leading products that can be described as scientific, literary and artistic, created by artificial intelligence are examined. Whether it is possible to solve the problem with the existing personality and authorship arrangements is also investigated. In the third chapter, answers are sought by comparing the suggestions presented in the doctrine to questions such as whether the products created by artificial intelligence can be owned. If so, who should be considered as the owner of the work, and if not, what kind of legal security should be provided.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Hukuk, Law

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren