Sözleşmeyle Eksik Borç Yaratılıp Yaratılamayacağının Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi

dc.contributor.authorÇavdar, Pelin
dc.date.accessioned2025-11-16T19:21:21Z
dc.date.issued2025
dc.departmentİstanbul Medeniyet Üniversitesi
dc.description.abstractEksik borçlar borçlu tarafından dava ve takip konusu yapılamayan borçlardır. Borçlu dilerse eksik borcu ifa edebilir ancak böyle bir durumda geçerli bir ifa söz konusu olduğu için alacaklının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olmaz. Eksik borçlar çeşitli şekillerde tasnif edilmektedir. Sözleşmeyle eksik borç yaratılması da bu tasnifler içerisindedir. Çalışma konumuz bakımından katıldığımız görüş, tarafların sözleşmeyle kararlaştırarak eksik borç yaratamayacağıdır. Bu görüşe gerekçe olarak, sözleşme ve irade özerkliği ilkeleri mutlak ilkeler değildir. Dava ve takip hakları kamu düzenini ilgilendiren anayasal haklardır. Bu şekilde yapılan sözleşmeler emredici hukuk kuralı niteliğinde olan TMK m.23’te düzenlenen kişilik hakkının bir görünümü olan hak arama özgürlüğünün ve mülkiyet hakkının ihlali niteliğini taşımaktadır. Bunun dışında eksik borçlar, istisnai nitelikte olup, Kanunda belirtilenlerle sınırlı olarak düzenlenmektedir ve taraflarca sözleşme özgürlüğüne dayanarak genişletilmesi mümkün değildir. Ayrıca sözleşmeyle eksik borç yaratılıp yaratılamayacağına ilişkin değerlendirme yaparken anayasal hükümlerin yatay etkisini de gözden kaçırmamak gerekir. Zira mahkemeler, özel hukuk kişilerinin taraf olduğu uyuşmazlıklarda karar verirken, anayasal normlara uygunluk ilkesini gözeterek; ilgili hukuk kurallarını temel hak ve özgürlüklerin korunmasını ön plana alacak biçimde yorumlamalı ve çatışan haklar arasında makul bir denge kurmalıdır. Dolayısıyla tarafların sözleşme ile eksik borç yaratması anayasa hükümlerinin yatay etkisini dikkate alarak, Anayasa’da kişinin hak ve ödevleri arasında düzenlenen mahkemeye erişim hakkına, hak arama özgürlüğüne ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil etmesi sebebiyle özel hukuk hakimi tarafından böyle bir düzenlemenin TBK m.27 gereğince kesin hükümsüz olarak değerlendirilebilmesi mümkündür. Son olarak belirtmek gerekir ki, sözleşme konusu borca ilişkin olarak dava ya da icra takibi yoluna gidilemeyeceğine dair yapılan düzenlemeler, hukuki nitelikleri itibariyle doğmamış haktan feragat anlamına gelmektedir.
dc.description.abstractImperfect obligations have been classified in various ways. Within the context of this study, we subscribe to the view that parties cannot create an imperfect obligation by mere contractual agreement. The rationale underlying this position is that the principles of contractual and individual autonomy are not absolute. The right to bring claims before a court and to initiate legal proceedings are constitutional rights of public order. Accordingly, contractual provisions that preclude the possibility of legal action or enforcement with respect to a claim amount to a violation of the freedom to seek legal remedies—an expression of the right to personality as enshrined in Article 23 of the Turkish Civil Code, a provision of mandatory law—and also infringe upon the constitutional right to property. Moreover, imperfect obligations are exceptional in nature and are limited to those expressly provided for by statute. It is therefore impermissible for the parties to expand the scope of such obligations by invoking the principle of freedom of contract. In addition, any assessment regarding the permissibility of contractually establishing an imperfect obligation must not overlook the horizontal effect of constitutional provisions. Judicial authorities, when adjudicating disputes between private individuals, must interpret applicable legal norms in a manner that upholds fundamental rights and freedoms, giving primacy to their protection and ensuring a reasonable balance between competing rights. Consequently, a contractual clause purporting to establish an imperfect obligation may be deemed null and void ipso jure under Article 27 of the Turkish Code of Obligations, insofar as it contravenes the constitutional guarantees of access to courts, the right to seek legal remedies, and the right to property, all of which are embedded in the framework of individual rights and duties under the Constitution and are binding on private law actors. Finally, it must be underscored that contractual arrangements which preclude recourse to judicial or enforcement mechanisms concerning the underlying obligation amount, in legal terms, to a waiver of a right that has not yet arisen.
dc.identifier.doi10.58733/imhfd.1728725
dc.identifier.endpage1236
dc.identifier.issn2757-7082
dc.identifier.issn3062-0627
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage1203
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.58733/imhfd.1728725
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14730/14312
dc.identifier.volume10
dc.language.isotr
dc.publisherİstanbul Medeniyet Üniversitesi
dc.relation.ispartofİstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20251116
dc.subjectLaw and Humanities
dc.subjectHukuk ve Beşeri Bilimler
dc.titleSözleşmeyle Eksik Borç Yaratılıp Yaratılamayacağının Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi
dc.title.alternativeA Legal Assessment of Whether Parties May Contractually Establish an Imperfect Obligation
dc.typeArticle

Dosyalar