HABER VE İNŞA -KLASİK DİLBİLİMİNDE BİLDİRİM VE TALEP İFADELERİ-
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İslâm geleneğinde mantık, fıkıh usulü, belâgat gibi birçok disiplinin temel araştırma konularından biri haber-inşânın mâhiyeti ve kavramsal ayrımı meselesidir. Bir bildirimde bulunan ve doğrulanp yanlışlanabilen ifâdelere haber; talep anlamı taşıyan, doğrulanıp yanlışlanamayan cümlelere ise inşâ denir. Haber-inşâ kavramları belâgatin meânî ilminde ele alınmış olup ayrımı üzerine klasik ve modern dönemde çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Bu bağlamda yazılan eserlerden biri de Mustafa Irmak’ın Haber ve İnşa: Klasik Dilbiliminde Bildirim ve Talep İfadeleri adlı çalışmasıdır. Üç bölümden oluşan bu eserde sırayla ifade ettikleri anlamlar açısından haber, inşa ve bu ikisi arasındaki ilişki incelenmiştir. Eser, haber-inşanın anlamları ve aralarındaki ilişkiyi tasvir eden derli toplu bir çalışma olarak öne çıkmaktadır. Bu yazı, mezkûr eserin tanıtım ve tenkidinin yapılmasını hedeflemektedir.
In the Islamic intellectual tradition, the distinction between khabar (informative statements) and insh?? (performative expressions) is a foundational issue in disciplines such as logic, jurisprudence, and rhetoric. While khabar refers to statements that can be evaluated as true or false, insh?? refers to utterances—such as commands, requests, or prohibitions—that do not carry truth value. Mustafa Irmak’s Haber ve İnşa: Bildirim ve Talep İfadeleri (Khabar and Insh??: Statements and Demands in Classical Linguistics) is a significant contribution to this field. The work, structured in three chapters, explores the definitions, classifications, and semantic functions of khabar and insh?? within the framework of classical Arabic linguistic thought. Irmak also examines the conceptual relationship between these two forms, drawing on sources from rhetoric (?ilm al-bal?gha), theology, and logic. This article aims to introduce and critically assess Irmak’s study, highlighting its strengths in textual analysis and theoretical clarity. The work stands out for its systematic approach and for bridging classical discussions with contemporary linguistic and philosophical concerns.










