Çocuk ve ergenlerde aşırı odaklanma anketi'nin geliştirilmesi ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Aşırı odaklanmanın birçok insanın yaşamı boyunca deneyimleyebildiği transdiyagnostik bir deneyim olduğu düşünülmektedir. Literatürde çocuk ve ergen popülasyonda aşırı odaklanma ile ilgili yapılmış çalışma sayısı sınırlıdır ve bu yaş grubunda aşırı odaklanmayı ölçmek için geliştirilmiş bir psikometrik ölçek bulunmamaktadır. Mevcut çalışmamızda, 6-18 yaş arası çocuk ve ergenlerde aşırı odaklanmanın psikometrik ölçümü için geliştirilen Aşırı Odaklanma Anketi-Ebeveyn (AOA-E) ve Öz Bildirim Formlarının (AOA-Ö) psikometrik özelliklerinin değerlendirilmesi, aşırı odaklanmanın DEHB tanısı, yürütücü işlevler ve işlevsellik ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 11.11.2024 - 18.12.2024 tarihleri arasında Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran yaş aralığı 6-17 arasında değişen 321 çocuk ve ergen ile yapılmıştır. Katılımcılar ve ebeveynleri bilgilendirilmiş onamları alındıktan sonra çalışmaya dahil edilmiştir. Bütün katılımcılara araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış klinik görüşme ile tanısal değerlendirme yapılmıştır. Katılımcıların ebeveynlerine ve 12 yaşından büyük katılımcılara çeşitli psikometrik ölçekler uygulanmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde geçerlilik ve güvenilirlik değerlendirmeleri, verilerin incelenmesinde tanımlayıcı istatistikler, T-Test, Mann-Whitney U testi, korelasyon, aracılık ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları AOA-E'nin iki, AOA-Ö'nün üç faktörlü yapıdan oluştuğunu göstermiş, doğrulayıcı faktör analizi ile faktör yapıları doğrulanmıştır. AOA-E ölçeğinin Cronbach's alpha iç tutarlılık katsayısı 0.91, test-tekrar test korelasyon katsayısı ise 0.85 olarak; AOA-Ö ölçeğinin Cronbach's alpha katsayısı 0.84, test-tekrar test korelasyon katsayısı ise 0.92 olarak saptanmıştır. DEHB tanısı olanlarda AOA-E skorlarının DEHB tanısı olmayanlara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Aşırı odaklanma toplam puanları ile yürütücü işlevlerde bozulma adına ölçülen bütün alt parametreler arasında anlamlı ve pozitif yönde korelasyon saptanmış, DEHB semptomları ile aşırı odaklanma puanları arasındaki ilişkiye yürütücü işlevlerdeki global bozulma skorlarının kısmi aracılık ettiği tespit edilmiştir. Benzer şekilde aşırı odaklanma toplam puanları ile işlevsellikte bozulma skorları arasında Okul-öğrenme alt alanı hariç bütün alanlarda anlamlı ve pozitif yönde ilişki saptanmış, DEHB semptomları ile işlevsellikte bozulma şiddeti arasındaki ilişkiye aşırı odaklanmanın kısmi aracılık ettiği tespit edilmiştir. Çalışmamızda aşırı odaklanma için mevcut bulgular ve literatür bilgileri eşliğinde bir tanım geliştirilmiştir. Çalışmamızın sonuçları Aşırı Odaklanma Anketleri'nin aşırı odaklanma deneyimini geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçebildiğini göstermektedir. Aşırı odaklanmanın işlevsellikte bozulma ile olan ilişkisinin tespit edilmesi, aşırı odaklanmanın hem literatürde hem de klinik pratikte daha iyi tanınması, değerlendirilmesi ve müdahale programları ile ilişkilendirilmesi gereken önemli bir transdiyagnostik deneyim olduğunu düşündürmektedir. Aşırı odaklanmanın yürütücü işlevlerdeki bozulma ile olan ilişkisi aşırı odaklanmanın muhtemel etiyolojisinde yürütücü işlevlerdeki bozulmanın da rol alabileceğini düşündürmektedir. Geliştirdiğimiz ölçeklerin çocuk ve ergenlerde aşırı odaklanmanın ölçülebilmesine ve yapılacak ileri çalışmalara zemin oluşturması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aşırı Odaklanma, Çocuk ve Ergen, Geçerlilik ve Güvenilirlik, İşlevsellik, Yürütücü İşlevler
Hyperfocus is recognized as a transdiagnostic phenomenon experienced by individuals across lifespan. Despite its clinical relevance, research on hyperfocus in children and adolescents remains limited, and no psychometric instruments have been specifically designed to assess this construct in younger populations. This study aimed to develop and evaluate the psychometric properties of the Hyperfocus Questionnaire- Parent (HFQ-P) and the Hyperfocus Questionnaire- Self-Report Form (HFQ-SR) in children and adolescents aged 6-18 years. Furthermore, the study explored associations between hyperfocus and ADHD diagnosis, executive functions and functionality. The study was conducted between November 11 and December 18, 2024, and involved 321 children and adolescents aged 6-17 who presented to the Department of Child and Adolescent Psychiatry at Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital. Following the acquisition of informed consent, participants underwent semi-structured diagnostic interviews. Psychometric scales were administered to parents of all participants and to participants aged 12 years and older. Statistical analyses included validity and reliability tests, descriptive statistics, T and Mann-Whitney U tests, correlation, mediation analyses and regression models. Our findings indicated that the HFQ-P exhibited a two while the HFQ-SR demonstrated a three-factor structure, both of which were confirmed through confirmatory factor analyses. The HFQ-P displayed excellent internal consistency (Cronbach's alpha: 0.91) and a test-retest reliability coefficient of 0.85. Similarly, the HFQ-SR demonstrated good internal consistency (Cronbach's alpha: 0.84) and a test-retest reliability coefficient of 0.92. Participants with ADHD showed significantly higher HFQ-P scores than those without an ADHD. Hyperfocus total scores were positively correlated with all subdomains of executive dysfunction and functional impairment, with the exception of the school-learning domain. Notably, global executive dysfunction partially mediated the relationship between ADHD symptoms and hyperfocus scores, while hyperfocus partially mediated the relationship between ADHD symptoms and the severity of functional impairment. This study proposed a refined definition of hyperfocus, grounded in empirical findings and existing literature. The results confirmed the validity and reliability of the HFQ-P and HFQ-SR in measuring hyperfocus in children and adolescents. The observed associations between hyperfocus, executive dysfunction, and functional impairment underscore its importance as a transdiagnostic construct that warrants further recognition, evaluation, and intervention within both research and clinical settings. Additionally, the link between hyperfocus and executive dysfunction suggests that executive impairments may play a role in the etiology of hyperfocus. The developed instruments is expected to facilitate future research and provide a robust framework for the assessment of hyperfocus in younger populations. Keywords: Child and Adolescent, Executive Functions, Functionality, Hyperfocus, Validity and Reliability










