YARGI KARARLARI IŞIĞINDA BOZMADAN SONRA ISLAHA GİDİLİP GİDİLEMEYECEĞİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Medeni yargılama hukukumuzda kabul edilen teksif ilkesinin sonucu olan iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına bir istisna teşkil etmesi bakımından ıslah, taraflar için yargılamada son derece önemli bir işlev görmektedir. Islah tarafların yargılamada yapmış oldukları hataların veya eksikliklerin telafi edilmesini sağlayarak, hak arama özgürlüğünün gerçekleşmesine de hizmet etmektedir. Kanun ıslah hakkının kullanılabilmesi için zamansal bir sınır koymuştur. HMK m. 177/1 uyarınca ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bu sınırın Yargıtay'ın vermiş olduğu bozma kararından sonrası için nasıl yorumlanması gerektiği meselesi uzun zamandan beri usul hukuku doktrinini meşgul etmektedir. Aşağıda önce öğretide, daha sonra yargı kararlarında savunulan görüşlere değinilecek; en son olarak da konu hakkındaki kişisel görüşlerimize yer verilecektir.










