Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı olan hastalarda glukoz metabolizması ile böbrek fonksiyonları ve böbrek hacmi ilişkisi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) son dönem böbrek yetmezliğinin (SDBY) nedenlerinden biridir. Son yapılan çalışmalar kistlerin ilerleyici büyümesinin altında yatan sebebin metabolik bir kusurun özellikle bozulmuş glukoz metabolizmasının olduğunu düşündürmektedir. Çalışmamızda ODPBH tanılı hastalarda metabolik parametrelerin böbrek fonksiyonları ve böbrek boyutları üzerine olan etkilerini araştırdık. Retrospektif ve kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya diyabet tanısı olmayan 105 ODPBH hastası dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri, antropometrik ölçümleri, biyokimyasal parametreleri, kullandığı ilaçlar her hasta için ayrı olarak kaydedildi. Hastaların manyetik rezonans (MR) görüntülemeleri ile ölçülen böbrek boyutları kullanılarak Mayo sınıflaması hesaplanıp yüksek riskli olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldı. ROC analizi yapılarak tahmini glomerüler filtrasyon hızı (tGFH) <60 ml/dk/1.73m2 olan hastaları belirleyen boya göre düzeltilmiş toplam böbrek hacmi (bTBH)'nin kesim noktası bulundu. Hastaların vücut kütle indeksleri (VKİ) hesaplanarak kategorize edildi. Antihipertansif kullanımı ve/veya ofis kan basıncı ölçümlerine göre hastalar gruplandırıldı. Çalışmaya yaş ortalaması 42,79±10,9 olan, 53'ü (%50.5) kadın toplam 105 hasta dahil edildi. VKİ ortalaması 26,03±4,2 kg/m2 olan hastaların 88'inde (%83,8) aile öyküsü vardı. Mayo sınıflamasına göre yüksek riskli olan (1C, 1D ve 1E) toplam 73 (%69,5) hasta vardı. Yüksek riskli olan grupta HOMA-IR ve HbA1C düzeylerinin daha yüksek olduğu görüldü (p<0,05). bTBH'nin kesim noktasına göre de böbrek boyutu büyük olan hastalarda HOMA-IR ve HbA1C düzeylerinin daha yüksek olduğu izlendi (p=0,034). LDL-kolesterol, total kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile tüm hastaların ortalama tGFH ve bTBH arasında anlamlı ilişki saptandı (p<0,01). Mayo sınıflamasına göre yüksek riskli olan hastalarda HDL kolesterolün daha düşük olduğu görüldü (p=0,044). bTBH'nin kesim noktasından daha büyük böbrek hacmi olan hastalarda LDL kolesterol, total kolesterol, trigliserid düzeylerinin daha yüksek (p<0,001), HDL kolesterolün ise daha düşük olduğu tespit edildi (p=0,024). Sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB) ve ortalama arter basıncı (OAB) ile bTBH arasında pozitif yönde korelasyon görülürken (p<0,001), SKB ve OAB ile tGFH arasında negatif yönde korelasyon olduğu görüldü (p=0,001; p=0,006). Mayo sınıflamasına göre yüksek riskli grupta yüksek riskli olmayan gruba göre SKB, DKB ve OAB ortalama değerlerinin daha yüksek olduğu izlendi (p<0,001). bTBH'nin kesim noktasına göre böbrek boyutu büyük olan hastaların hepsinin hipertansif olduğu tespit edildi. VKİ alt grupları ile bTBH ve tGFH arasında anlamlı ilişki bulunmuş olup, post-hoc analiz yapıldığında anlamlı farkı oluşturan grubun 18,5-24,9 kg/m2 olduğu görüldü (p<0,05). Çalışmamızda böbrek hacmi artmış olan hastalarda HOMA-IR ve HbA1C değerlerinin anlamlı olarak daha yüksek bulunmasıyla insülin direnci ve artmış böbrek hacmi birlikteliğini gösterdik. İnsülin direncinin yanı sıra diğer metabolik parametreler olan dislipidemi, hipertansiyon ve fazla kilonun da artmış böbrek hacmi ve azalmış böbrek fonksiyonuyla ilişkili olduğunu tespit ettik. Sebep sonuç ilişkisini ortaya koymak için çok merkezli çok sayıda vakanın dahil edildiği farklı tasarlanmış çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.
Autosomal dominant polycystic kidney disease (ADPKD) is one of the causes of end-stage renal disease. Recent studies suggest that the underlying cause of the progressive growth of cysts is a metabolic defect, particularly impaired glucose metabolism. In our study, we investigated the effects of metabolic parameters on kidney functions and kidney sizes in patients with ADPKD. In this retrospective and cross-sectional study, 105 ADPKD patients without diabetes were included. Patient's demographic information, anthropometric measurements, biochemical parameters, and medications used were recorded separately for each patient. The mayo classification was calculated using the kidney sizes measured by magnetic resonance (MR) imaging of the patients, and they were divided into two groups as high-risk and non-high-risk. The cutoff point for height-corrected total kidney volume (hTKV), which identifies patients with an estimated glomerular filtration rate (GFR) <60 ml/min/1.73m2, was found by performing ROC analysis. The body mass index (BMI) of the patients was calculated and categorized. Patients were grouped according to antihypertensive use and/or office blood pressure measurements. A total of 105 patients, 53 (50.5%) of whom were female, with a mean age of 42.79±10.9 years were included in the study. Eighty-eight (83.8%) of the patients with a mean BMI of 26.03±4.2 kg/m2 had a family history. There were a total of 73 (69.5%) patients with high risk (1C, 1D, and 1E) according to the mayo classification. HOMA-IR and HbA1C levels were found to be higher in the high-risk group (p<0.05). HOMA-IR and HbA1C levels were found to be significantly higher in patients with a larger kidney size than the cut-off point of hTKV (p=0.034). A significant correlation was found between LDL cholesterol, total cholesterol and triglyceride levels and mean eGFR and hTKV of all patients (p<0.01). HDL cholesterol was found to be lower in high-risk patients according to the Mayo classification (p=0.044). LDL-cholesterol, total cholesterol and triglyceride levels were higher (p<0.001) and HDL cholesterol was lower in patients with kidney volume larger than the cut-off point of bTBI (p=0.024). While there was a positive correlation between systolic blood pressure (SBP), diastolic blood pressure (DBP), mean arterial pressure (MAP) and hTKV (p<0.001), there was a negative correlation between SBP and MAP and eGFR (p=0.001; p=0.006). According to the mayo classification, mean SBP, DBP and MAP values were higher in the high-risk group than in the non-high-risk group (p<0.001). All of the patients whose kidney size was larger than the cut-off point of bTBI were found to be hypertensive. A significant relationship was found between BMI subgroups and hTKV and eGFR, and when post-hoc analysis was performed, the group that created the significant difference was found to be 18.5-24.9 kg/m2 (p<0.05). In our study, we showed the association of insulin resistance and large kidney volume, with HOMA-IR and HbA1C values being found to be significantly higher in patients with large kidney volume. In addition to insulin resistance, we found that other metabolic parameters such as dyslipidemia, hypertension and overweight were also associated with high kidney volume and decreased kidney function. In our study, we showed the association of insulin resistance and large kidney volume, with HOMA-IR and HbA1C values being found to be significantly higher in patients with large kidney volume. In addition to insulin resistance, we found that other metabolic parameters such as dyslipidemia, hypertension and overweight were also associated with high kidney volume and decreased kidney function. In order to explain the cause and effect relationship, there is a need for different designed studies including many multicenter cases. Different multicenter studies with large numbers of cases are needed to establish the cause-effect relationship.










