Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan hastalarda tedavide kullanılan inhale kortikosteroidlerin yan etkileri ve bu yan etkiler ile ilişkili faktörler
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, dünyada önde giden ölüm nedenlerinden biridir. Uzun süre sigara içenlerin zararlı gazlara maruz kalması ile ortaya çıkmaktadır. Bronkodilatör ve inhaler kortikosteroid, kronik obstrüktif akciğer hastalığının başlıca tedavilerindendir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan en az bir yıl inhaler kortikosteroid kullanan hastalarda yan etkiler görülebilmektedir. Bu yan etkileri tespit edebilmek, yan etkilere tedavi gerekip gerekmediği, inhaler kortikosteroid öncesi ve sonrası yan etkilerin ortaya çıkma durumu araştırılması amaçlanmıştır. S. B. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları kliniğine başvuran KOAH hastalarında en az bir yıl süre ile inhaler kortikosteroid kullanımına bağlı gelişebilecek yan etkileri, hasta görüşmeleri ile gözlemsel ve retrospektif olarak araştırmayı amaçladık. Çalışma kriterlerini karşılayan 92 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastane yönetiminden onam alınarak hastane veri tabanı, e-nabız ve hasta dosyaları tarandı, veriler kaydedildi. Yapılan solunum fonksiyon testleri ve olgu rapor formu için hastalardan onam alındı. Çalışmamıza dahil edilen 92 stabil KOAH'lı hastanın %80,4'ü erkekti. Hastaların yaş ortalamaları 66,5 yıl olarak hesaplandı. Hastaların sigara kullanım öyküleri ortalama 54,2 paket/yıl idi ve %56.5'i sigarayı bırakmıştı. Çalışmaya katılan 92 hasta en son kullandığı KOAH ilacı olarak %72,8 i üçlü kombinasyon (İKS+LABA+LAMA) tedavisini kullanıyordu. Hastaların %80'inin daha önce kullanmış oldukları KOAH ilaçları yine üçlü kombinasyon (İKS+LABA+LAMA) tedavisi olarak görüldü. Hastalarımızda inhaler kortikosteroid kullanımı ile ilişkili olabilecek en sık görülen yan etkiler sırasıyla pnömoni (%41,3), ses kısıklığı (%40,2), katarakt (%37), diyabet (%25), oral kandidiyazis (%19,6), deride morarma (%17,4), kemik erimesi veya kemik kırığı (%13) ve mikobakteri enfeksiyonu idi (%10,9). Bu yan etkileri inhaler kortikosteroid kullanımından önce ve sonra olarak zamansal ayırımını yaptığımızda inhaler kortikosteroid kullanımından sonra gelişen yan etki oranları sırasıyla; ses kısıklığı (%91,9), deride morarma (%87,5), katarakt (%73,5), kemik erimesi veya kemik kırığı (%66,7), diyabet (%56,5), pnömoni (%52,7) ve mikobakteri enfeksiyonu (%20) idi. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında inhaler kortikosteroid kullanımının çok sayıda lokal ve sistemik yan etki ile ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Bu bakımdan aile hekimlerinin İKS'lerin sistemik ve lokal yan etkileri konusunda bilgi sahibi olması bu hastaların takibinde önem taşımaktadır. Hastaların ilaç reçete edilmeden önce yan etkiler bakımından sorgulanması, inhalasyon sonrası ağız çalkalama gibi basit önlemler konusunda bilgilendirilmesi yan etkilerin erken tanınması ve bazılarının da önlenmesi bakımından fayda sağlayacaktır.
Chronic obstructive pulmonary disease (COPD) is one of the leading causes of death worldwide. It occurs as a result of prolonged exposure to harmful gases in individuals who have been smoking for a long time. Bronchodilators and inhaled corticosteroids are the main treatments for COPD. Side effects can occur in patients using inhaled corticosteroids for at least one year in the treatment of COPD. The aim of this study was to identify these side effects, determine the need for treatment for these side effects, and investigate the occurrence of side effects before and after the use of inhaled corticosteroids through patient interviews and observational and retrospective analysis in COPD patients who presented to the Chest Diseases Clinic at S.B. Istanbul Medeniyet University Goztepe Prof. Dr. Suleyman Yalcin City Hospital. Ninety-two patients who met the study criteria were included with the consent of the hospital management. Hospital databases, e-nabiz (electronic health record system), and patient files were scanned, and the data were recorded. Respiratory function tests and case report forms were obtained with patient consent. Of the 92 stable COPD patients included in our study, 80.4% were male. The mean age of the patients was calculated as 66.5 years. The average smoking history of the patients was 54.2 pack-years, and 56.5% had quit smoking. In the study, 72.8% of the 92 patients were using triple combination therapy (ICS+LABA+LAMA) as their last COPD medication. It was observed that 80% of the patients had previously used triple combination therapy as their COPD medication. The most common side effects that could be associated with the use of inhaled corticosteroids in our patients were pneumonia (41.3%), hoarseness (40.2%), cataracts (37%), diabetes (25%), oral candidiasis (19.6%), bruising of the skin (17.4%), osteoporosis or fractures (13%), and mycobacterial infection (10.9%). When we made a temporal distinction between the side effects that occurred before and after the use of inhaled corticosteroids, the rates of side effects that developed after the use of inhaled corticosteroids were as follows: hoarseness (91.9%), bruising of the skin (87.5%), cataracts (73.5%), osteoporosis or fractures (66.7%), diabetes (56.5%), pneumonia (52.7%), and mycobacterial infection (20%). The use of inhaled corticosteroids in chronic obstructive pulmonary disease indicates a potential association with numerous local and systemic side effects. Therefore, it is important for primary care physicians to have knowledge about the systemic and local side effects of ICS and to consider this in the follow-up of these patients. Inquiring about side effects before prescribing medication, informing patients about simple measures such as rinsing the mouth after inhalation, can contribute to the early recognition and prevention of side effects.










