Muhafazakâr devrim arayışı: AK Parti'nin 2013-2023 yılları arasındaki kültür politikalarının sosyo-politik analizi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu tezde “muhafazakâr devrim” kavramı ışığında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 2013-2023 yılları arasındaki kültür politikaları incelenmiştir. İlk bölümde, Weimar döneminde, 1918-1933 yılları arasında gündeme gelen “muhafazakâr devrim” kavramının ortaya çıkış koşulları ve kavramın kendisi, tarihsel ve teorik içerimleri bağlamında incelenmiştir. Batılılaşma sürecine tepki olarak gelişen Alman muhafazakâr-milliyetçi entelektüellerin temel gerilimlerine (“kültür ve politika”; “cemaat ve cemiyet”; “tarih ve akıl” vs) ve bu durum karşısında geliştirdikleri (“Batılılaşma yerine Germenofilizm”, “parlamenterizm yerine güçlü devlet”, “piyasa ekonomisi yerine korporotizm”, “civilization yerine kultur”) alternatiflere dikkat çekilmiştir. İkinci bölümde, A. Gramsci’nin “hegemonya” kavramı ve Alain de Benoist’ın “metapolitika” kavramı analiz edildi. Sonrasında ise iki eleştiri biçimi arasında ayrıma gidilerek “toplumsal eleştiri” ile “kültürel eleştiri” biçiminde adlandırılmıştır. Akabinde, muhafazakâr devrimci motiflerinin Cumhuriyet dönemi İslamcılığın ilk kuşak entelektüellerinin temel fikirlerinde karşımıza çıktığı ileri sürülmektedir. Muhafazakâr devrim, kültürel eleştiri ve metapolitika (“ruhsal ve entelektüel devrim”) kavramları aracılığıyla Nurettin Topçu’nun, Necip Fazıl Kısakürek’in ve Sezai Karakoç’un geliştirdikleri düşünceler değerlendirilmiştir. Son bölümde ise AK Parti’nin kültür politikaları analiz edilmiştir. Bu bölümde ilk olarak AK Parti dönemi “muhafazakâr demokrasi” ve “muhafazakâr devrimci” olmak üzere iki evreye ayrılmıştır. AK Parti’nin muhafazakâr demokrat politikalarının liberal, sol liberal entelektüel referanslara dayandığı, ancak ikinci dönemine ise muhafazakâr devrimci İslami entelektüellere dayandığı düşünülmektedir. Bu doğrultuda, AK Parti’nin 2013 sonrasına damgasını vuran kültür politikalarının metapolitik ve poetik hazırlanışının Cumhuriyet’in ilk nesil İslamcı kültürel hareketi tarafından sağlandığı ileri sürüldü. Akabinde politik alandaki büyük mücadelelerin basıncıyla AK Parti’nin “muhafazakâr demokrasi” (“Batıyla entegrasyon”, “temel hak ve özgürlükler”, “AB’ye uyum süreci”, “yerel ile evrenselin uyumu” ve “reformizm”) arayışını terk ederek “muhafazakâr devrim” arayışına (“anti-Batıcılık”, “yerli ve millilik”, “İslamofilizm”, “otantisite”, “bize özgü yolculuk”, “devrimci kuruculuk”) yöneldiği tespit edildi. Temel olarak tez, AK Parti’nin “entelektüel ve manevi yenilenme” siyasetinin “muhafazakâr devrim” olarak kavramsallaştırılması teklif etmektedir. Anahtar Kelimeler: Kulturkampft, Muhafazakâr Devrim, Hegemonya, Metapolitika, Kültürel Eleştiri, Sağdan Devrim

In this thesis, the cultural policies of the Justice and Development Party (AK Party) between 2013 and 2023 are examined in light of the concept of the "conservative revolution." The first chapter delves into the historical and theoretical implications of the "conservative revolution" concept, which emerged during the Weimar period between 1918 and 1933. It explores the conditions under which the concept arose and the core tensions faced by German conservative-nationalist intellectuals as a reaction to the process of Westernization ("culture and politics," "community and society," "history and reason," etc.). The chapter also highlights the alternatives they proposed ("Germanophilism instead of Westernization," "a strong state instead of parliamentarism," "corporatism instead of a market economy," "Kultur instead of civilization"). In the second chapter, the concepts of "hegemony" by A. Gramsci and "meta-politics" by Alain de Benoist are analyzed. Subsequently, a distinction is made between two forms of critique, termed as "social critique" and "cultural critique." It is then argued that the motifs of the conservative revolution are evident in the fundamental ideas of the first-generation intellectuals of Republican-era Islamism. The thoughts developed by Nurettin Topçu, Necip Fazıl Kısakürek, and Sezai Karakoç are evaluated through the lenses of conservative revolution, cultural critique, and meta-politics (a "spiritual and intellectual revolution"). The final chapter analyzes the cultural policies of the AK Party. This chapter first divides the AK Party era into two phases: "conservative democracy" and "conservative revolutionary." It is argued that while the AK Party's conservative democratic policies were based on liberal and left-liberal intellectual references, the second phase was grounded in conservative revolutionary Islamic intellectuals. It is posited that the meta-political and poetic preparation of the cultural policies that characterized the post-2013 AK Party era was provided by the first-generation Islamist cultural movement of the Republic. Subsequently, it is identified that, under the pressure of significant political struggles, the AK Party abandoned its pursuit of "conservative democracy" ("integration with the West," "fundamental rights and freedoms," "the EU harmonization process," "harmony between the local and the universal," and "reformism") and turned towards the pursuit of a "conservative revolution" ("anti-Westernism," "localism and nationalism," "Islamophilism," "authenticity," "sonderweg”, "revolutionary founding"). Fundamentally, the thesis proposes the conceptualization of the AK Party's politics of “intellectual and spiritual renewal” as a “conservative revolution.” Keywords: Kulturkampf, Conservative Revolution, Hegemony, Meta-Politics, Cultural Critique, Right-Wing Revolution.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kulturkampft, Muhafazakâr Devrim, Hegemonya, Metapolitika, Kültürel Eleştiri, Sağdan Devrim, Kulturkampf, Conservative Revolution, Hegemony, Meta-Politics, Cultural Critique, Right-Wing Revolution

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren