Kant’tan Kripke’ye: Analitiklik, Zorunluluk, A Priori İlişkisi

dc.contributor.authorYazıcı, Murat Fatih
dc.date.accessioned2025-05-10T14:03:37Z
dc.date.issued2024
dc.departmentİstanbul Medeniyet Üniversitesi
dc.description.abstractBu çalışmada zorunluluğun, analitik ve a priori kavramlarıyla olan bağı çağdaş felsefedeki tartışmalarla ilgisi içerisinde incelenmeye çalışılacaktır. Bu doğrultuda ilk olarak Kant’ın yargı teorisinden hareketle yaptığı sınıflandırma ele alınacaktır. Bu sınıflandırmanın epistemolojik ve semantik olarak düşünülebilecek iki veçhesi bulunmaktadır. İlk veçhesi a priori-a posteriori ayrımına, ikincisi ise analitik-sentetik ayrımına dayanmaktadır. Felsefe tarihinde, özellikle Leibniz ve Hume’un görüşlerinde, izlerine rastlanmakla birlikte, bu ayrımlar Kant’ın felsefesinde ayrıcalıklı bir konuma ulaşmıştır. Bu minvalde, Kant’ın ortaya koymuş olduğu sentetik a priori yargıların kendi felsefesindeki önemi belirtilmiş, yol açtığı tartışmalara değinilmiştir. Söz konusu tartışmalar, Öklid dışı geometrilerin ortaya çıkmasıyla birlikte belirli bir noktada yoğunluk kazanmıştır. Evrensel olarak zorunlu tek bir geometri fikrinin kaybolması, Kant’ın sentetik a priori projesinin itibar kaybetmesine yol açmıştır. Bu durum, aritmetiğin mantığa indirgenmesi fikri üzerinden farklı bir şekilde güç kazanmıştır. Böylece Kant’ın matematiği temellendirdiği saf görü anlayışının felsefî sahneden dışarıya çıkartılmasıyla karşı karşıya kalınmıştır. Öte yandan analitik felsefesinin üzerinde konumlandığı dil ve mantık temelli bir düşüncenin önü açılmıştır. Bu bağlamda, Carnap ve Ayer analitik-sentetik ayrımını savunmakla beraber, Kant’ın aksine, zorunlu ve a priori olanın analitik ifadelerle sınırlı olduğunu iddia eder. Quine ve Kripke ise farklı açılardan daha radikal bir adım atarlar. Quine, felsefe ile bilim arasında niteliksel bir ayrımın oluşmasını sağlayan a priori - a posteriori ve analitik-sentetik ayrımını eleştirir. Kripke ise bilgiye ulaşma ve nesneleri adlandırma biçimlerine ilişkin geleneksel anlayışı sorgulayarak zorunluluğun analitik ve a priori olandan farklı boyutları olabileceğini öne sürer. Bu çerçevede, 20. yüzyılın ikinci yarısında modal mantıktaki ve dil felsefesindeki tartışmaların etkisiyle birlikte yeni bir anlayış gelişmeye başlamıştır. Zorunluluk kavramının analitik ve a priori kavramlarıyla arasındaki ilişkinin farklılaştığı bu safha metafizik açıdan özcülüğün gündeme gelmesine sebep olmuştur. Böylece Kant’ın yargı sınıflandırmasının aksine, zorunlu a posteriori ve olumsal a priori gibi önermeleri içeren yeni bir felsefi çerçeve ortaya çıkmıştır. Yazıda, çağdaş felsefenin farklı safhaları itibariyle temsil gücü olan örnekler üzerinden felsefi yaklaşımı belirleyen zorunluluk, analitiklik ve a priori kavramlarının birbirleriyle etkileşim biçimleri ele alınmaya çalışılacaktır.
dc.identifier.doi10.58634/felsefedunyasi.1575692
dc.identifier.endpage245
dc.identifier.issn1301-0875
dc.identifier.issue80
dc.identifier.startpage222
dc.identifier.trdizinid1286918
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.58634/felsefedunyasi.1575692
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1286918
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14730/4937
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorYazıcı, Murat Fatih
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofFelsefe Dünyası
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20250302
dc.subjectZorunluluk
dc.subjectYargı
dc.subjectAnalitik
dc.subjectA priori
dc.subjectDe dicto
dc.subjectDe re
dc.titleKant’tan Kripke’ye: Analitiklik, Zorunluluk, A Priori İlişkisi
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
4937.pdf
Boyut:
405.15 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format