ŞERH LİTERATÜRÜNDE BİR İNTİHAL VAKASI: PADİŞAHA SUNULMUŞ GÖSTERİLEN TAMAMI Ç/ALINTI BİR KASÎDE- İ BÜRDE ŞERHİNE DAİR
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kâ‘b b Züheyr’in (ö. 24/645 ?) Kasîde-i Bürde’si dinî, tarihî ve içtimai hayata yansımaları oldukça zengin bir edebî klasiktir. Söylendiği dönemden çok kısa bir süre sonra kaside üzerine yazılan farklı türde eserlerin sayısı bu yansımanın belki de en somut göstergelerinden biridir. İslamiyet’in farklı toplumlar tarafından benimsenmesi bu literatürün çok dilli olarak gelişip serpilmesini netice vermiştir. Osmanlı döneminde kaside üzerine yazılan Türkçe eserler de azımsanmayacak bir yekûn oluşturarak eserin Türk edebiyatında da büyük bir ilgiyle karşılandığını gözler önüne sermektedir. Tespitlerimize göre Kasîde-i Bürde üzerine Osmanlı döneminde yazılan ilk Türkçe şerh, 17. yüzyılda Üsküdar ve Galata kadılıklarında bulunmuş olan Üsküdârî Ahmed Efendi’ye (ö. 1078/1667) aittir. Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın himayesinde hazırladığı şerhi ona ve nihayet Sultan IV. Mehmed’e takdim eden Ahmed Efendi’nin bu eseri, hem bu alt literatürün ilk eseri olması hem padişaha arz edilmiş olması hem de nitelikli bir kültürel aktarım tecrübesi sergilemesinden ötürü kayda değer bir eser olarak karşımıza çıkar. Bu çalışma, bahsedilen eserin, yazımından yaklaşık bir asır sonra başka bir kimse tarafından sahiplenilerek intihale uğradığını ortaya koymaktadır. Kendisini Mehmed Emin Harputî olarak tanıtan bu zat, müellif adı yerine kendi ismini, takdim mercii yerine ise I. Abdülhamid’in adını yazarak metni olduğu gibi kendisine mâletmiştir. Yapılan değerlendirmeler neticesinde eserin, gerek şerh yazımı gibi klasik dönemin gözde bir formunda kaleme alınmış olması, gerekse bizatihi kaliteli bir metin örneği teşkil etmesinden ötürü intihal edildiği sonucuna varılmış ve bu meyanda bazı tespit ve önerilere yer verilmiştir.
Qasidat al-Burdah of Ka?b b. Zuhayr (d. 24/645 ?) is a rich literary classic with significant religious, historical, and social reflections. The proliferation of various works on the qasida shortly after its composition is perhaps one of the most concrete indicators of its impact. The adoption of Islam by diverse societies resulted in the development and flourishing of this literature in multiple languages. During the Ottoman period, the considerable number of Turkish works on the qasida demonstrates the substantial interest it garnered in Turkish literature. According to our findings, the first Turkish commentary on the Qasidat al-Burdah during the Ottoman period belongs to Üsküdari Ahmed Efendi (d. 1078/1667), who served as a judge in Üsküdar and Galata in the 17th century. Prepared under the patronage of Grand Vizier Köprülü Mehmed Pasha and presented to him and ultimately to Sultan Mehmed IV, Ahmed Efendi’s work stands out as a noteworthy piece due to its status as the first work in this sub- literature, its presentation to the sultan, and its demonstration of a high-quality cultural transmission experience. This study reveals that the aforementioned work was appropriated and subjected to plagiarism approximately a century after its composition by an individual identifying as Mehmed Emin Harputi. This person substituted the author's name with his own and replaced the name of the presenting authority with that of Sultan Abdülhamid I, thereby claiming the text as his own. Evaluations indicate that the work was plagiarized both due to its composition in the popular form of classical commentary writing and its intrinsic quality as an exemplary text. Consequently, several observations and recommendations are provided in this context.










