Doğurganlık çağındaki kadın hastaların acil servis yeşil alanında muayene olurken olası gebelikleri ile ilgili bilgi verme durumu

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışma, üreme çağındaki kadın hastaların acil servis başvurularında olası gebelik durumlarını hekime kendiliğinden bildirme oranlarını ve bu davranışla ilişkili demografik, obstetrik ve klinik faktörleri değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma, 01 Ekim 2024 ile 31 Mart 2025 tarihleri arasında bir şehir hastanesinin yetişkin acil servisinin yeşil alanına başvuran 15–49 yaş aralığındaki 2000 kadın hasta üzerinde gerçekleştirilmiştir. Gebelik durumu hakkında doktor tarafından soru yöneltilmeden gönüllü bilgi paylaşımı temel değişken olarak belirlenmiş; hastaların yaş, eğitim durumu, doğum ve düşük öyküsü, başvuru şikâyeti ve kendilerine uygulanan işlemler gibi değişkenlerle ilişkisi istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgulara göre, yalnızca %9,6 oranındaki hasta hekime gebelik olasılığı hakkında bilgi vermiştir. Bilgi paylaşımı yaş, eğitim düzeyi, doğum yapma durumu ve yaşayan çocuk sayısı ile anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur (p<0.05). Doğum yapmış ve üniversite mezunu kadınların bilgi paylaşma eğilimi daha yüksek saptanmıştır. Ayrıca baş dönmesi, pelvik ağrı, bulantı-kusma gibi gebelikle ilişkili olabilecek bazı şikâyetlerde bilgi paylaşımı oranlarında da anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bulgular, acil serviste değerlendirilen üreme çağındaki kadınların büyük çoğunluğunun potansiyel gebelik durumunu klinisyenle paylaşmadığını göstermektedir. Bu durum özellikle erken gebelik döneminde yapılan radyolojik tetkikler, ilaç uygulamaları ve diğer tıbbi müdahalelerin fetal güvenliği açısından ciddi riskler oluşturabileceğinden, gebelik sorgulamasının hasta beyanına dayanmadan standart protokollerle yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bireysel farkındalığın gebelik bilgisinin paylaşımına etkisi olduğuna işaret eden bulgular doğrultusunda, toplum temelli eğitimlerin yaygınlaştırılması, mahremiyet sağlayan ortamların oluşturulması ve acil servislerde muayene süresini destekleyici sistemsel düzenlemelerin yapılması önerilmektedir.

This study was conducted to evaluate the rate at which women of reproductive age voluntarily inform physicians about a possible pregnancy during emergency department (ED) visits, as well as the demographic, obstetric, and clinical factors associated with this behavior. The research was carried out between October 1, 2024, and March 31, 2025, among 2,000 female patients aged 15–49 years who presented to the green zone of the adult ED of a city hospital. Voluntary disclosure of pregnancy status without physician inquiry was defined as the primary variable, and its association with patients' age, educational level, history of childbirth and miscarriage, presenting complaint, and procedures performed was analyzed statistically. Findings revealed that only 9.6% of patients reported a possible pregnancy to the physician. Pregnancy information sharing was found to be significantly associated with age, educational attainment, parity, and number of living children (p<0.05). Women who had previously given birth and those with a university degree were more likely to disclose this information. In addition, significant differences in disclosure rates were identified among patients presenting with symptoms potentially related to pregnancy, such as dizziness, pelvic pain, and nausea-vomiting. The results indicate that the vast majority of women of reproductive age assessed in the ED do not communicate potential pregnancy status to the clinician. This poses considerable risks to fetal safety, particularly during early pregnancy, in relation to radiological examinations, drug administration, and other medical interventions. Therefore, pregnancy screening should be implemented as a standard protocol rather than relying solely on patient self-report. Furthermore, in line with the findings suggesting that individual awareness influences pregnancy disclosure, it is recommended to expand community-based education, create environments that ensure privacy, and implement systemic arrangements in the ED to support adequate consultation time.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Acil Tıp, Emergency Medicine

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren