Relapsing remitting multiple sklerozis tanılı hastaların gri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Relapsing Remitting Multiple Sklerozis (RRMS) hastalarının takip, tedavi ve prognozunu belirleyen çok sayıda faktör vardır. Dizabilite ve progresyonu erken öngören belirteçlere ihtiyaç olduğu da aşikardır. Bu çalışmada RRMS tanılı hastalarda gri/beyaz madde volüm oranının klinik ve demografik veriler, NfL ve Gfap serum seviyeleri ile olan ilişkisini saptamayı amaçladık. Bu prospektif çalışmaya Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Nöroloji Multiple Sklerozis (MS) polikliniğinden takipli olan RRMS tanılı 18-70 yaş aralığında 61 hasta, hastalarla benzer yaş aralığında olan sağlıklı 20 kişilik kontrol grubu dahil edildi. İlk atak bulgularının ve son klinik vizit bulgularının ayrıntılı değerlendirilmesi, klinik ve demografik verileri kaydedildi. Son klinik değerlendirme esnasında hastalardan ve hiçbir sağlık problemi olmayan kontrol grubundan nöroflament hafif zincir (NfL) ve glial fibriler asidik protein (Gfap) biyomarkırları için kan örneği alındı, volümetrik manyetik rezonans görüntüleme (MRG) incelemeleri yapıldı. Hasta grubunda, kontrol grubu ili karşılaştılırıldığında beyaz madde volümü daha düşük, gri/beyaz madde volüm oranı daha yüksek olarak bulundu (p<0.001, sırasıyla). Hasta grubunda gri madde volümü kontrol grubuna kıyasla daha düşük olmasına karşın anlamlı istatiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Hasta grubunda gri madde volümü, beyaz madde volümü ile pozitif korele bulundu (p<0.001). Ayrıca gri/beyaz madde volüm oranı ile beyaz madde volümü negatif korele bulundu (p<0,001). Hasta ve kontrol grubu NfL ve Gfap düzeyleri açısından karşılaştırıldığında istatistiksel fark bulunmadı (p>0.05). Hasta grubunda serum NfL ve Gfap düzeyleri düzeyleri birbiri ile pozitif korele saptandı (p<0.001). Gfap düzeyleri yaş ve hastalık süresi ile korele saptandı (p<0.001; p<0.002 , sırasıyla). NfL ve Gfap düzeyleri ile gri ve beyaz madde volümü, gri/beyaz madde oranı arasında bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Gri madde volümü ise yaş ve hastalık süresi ile negatif yönde korelasyon gösterildi (p<0.001; p<0,03, sırasıyla). İlk başvurusunda piramidal belirtileri olan hastalar, diğer belirtileri olan hastalarla karşılaştırıldığında, başvuru EDSS'leri yüksek, gri ve beyaz madde volümleri düşük, gri/beyaz madde volüm oranı yüksek saptandı (p<0.001, sırasıyla). Son klinik değerlendirmemizde beyin sapı bulguları ve barsak mesane disfonksiyon bulguları olan hastaların, hastalık sürelerinin diğer bulguları olanlara göre daha uzun olduğunu bulduk (p<0.035; p<0.002, sırasıyla). İlk atak başvurusunda piramidal belirti olan hastaların, başvuru EDSS'leri yüksek, gri ve beyaz madde volümü düşük saptanmış olup, gri/beyaz madde oranı yüksek bulduk. Bu bulgular uzun dönemli klinik takipte, beyin volüm kaybı, EDSS yüksekliği ve artmış dizabiliteyi predikte edebileceğimizi düşündürmektedir. Uzun hastalık süresine sahip olan MS hastalarında, Gfap düzeylerinin ölçümünün NfL den daha anlamlı fayda sağlayabileceğini düşünmekteyiz. RRMS tanılı hasta grubunda NfL ve Gfap değerleri ise prognostik açıdan ön görücü olabileceklerini düşündürmemektedir.

There are many factors that determine the follow-up, treatment and prognosis of Relapsing Remitting Multiple Sclerosis (RRMS) patients. It is clear that there is a need for early markers that predict disability and progression. In this study, we aimed to determine the relationship of gray/white matter volume ratio with clinical and demographic data, NfL and Gfap serum levels in patients with RRMS. In this prospective study, 61 patients between the ages of 18-70 with RRMS who were followed up from the Neurology Multiple Sclerosis (MS) outpatient clinic of Prof. Dr. Süleyman Yalçın Göztepe City Hospital, and a control group of 20 healthy people who were in the same age range as the patients were included. Detailed evaluation of first attack findings and last clinical visit findings, clinical and demographic data were recorded. During the final clinical evaluation, blood samples were taken for neurofilament light chain (NfL) and glial fibrillary acidic protein (Gfap) biomarkers from the patients and the control group, who had no health problems, and volumetric magnetic resonance imaging (MRI) examinations were performed. The white matter volume was lower and the gray/white matter volume ratio was higher in the patient group when compared to the control group (p<0.001, respectively). Although gray matter volume was lower in the patient group compared to the control group, it was not statistically significant (p>0.05). Gray matter volume was positively correlated with white matter volume in the patient group (p<0.001). In addition, gray/white matter volume ratio and white matter volume were negatively correlated (p<0.001). When the patient and control groups were compared in terms of NfL and Gfap levels, no statistical difference was found (p>0.05). Serum NfL and Gfap levels were positively correlated with each other in the patient group (p<0.001). Gfap levels were correlated with age and disease duration (p<0.001; p<0.002, respectively). No correlation was found between NfL and Gfap levels, gray and white matter volume, and gray/white matter ratio (p>0.05). Gray matter volume was negatively correlated with age and disease duration (p<0.001; p<0.03, respectively). When patients with pyramidal symptoms at first admission were compared with patients with other symptoms, their EDSS at admission was high, gray and white matter volumes were low, and gray/white matter volume ratio was high (p<0.001, respectively). In our recent clinical evaluation, we found that patients with brain stem findings and bowel bladder dysfunction findings had a longer disease duration than those with other findings (p<0.035; p<0.002, respectively). We found that the patients with pyramidal symptoms at the first attack presentation had high EDSS at admission, low gray and white matter volume, and a high gray/white matter ratio. These findings suggest that we can predict brain volume loss, increased EDSS and increased disability in long-term clinical follow-up. We think that measurement of Gfap levels may provide more significant benefit than NfL in MS patients with long disease duration. NfL and Gfap values in the patient group diagnosed with RRMS do not suggest that they may be prognostic predictors.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Nöroloji, Neurology

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren