Bariatrik cerrahi adaylarında, psikiyatrik komorbidite, yeme davranışları ve ilişkili faktörler
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Obezite sıklığı giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bariyatrik cerrahi adaylarında psikiyatrik komorbidite oranlarının ve yeme bozukluğu görülme sıklığının obez olmayan bireylere göre daha sık olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada bariatrik cerrahi adaylarının psikiyatrik komorbiditelerinin, yeme bozukluklarının, tıkınırcasına yeme bozukluğunun (TYB), ve ilişkili faktörlerinin tespiti ile operasyon öncesi ve sonrası ruhsal ve fiziksel iyilik haline katkı sunabilmeyi ve literatüre katkı sağlamayı hedefledik. Bu çalışmaya S.B.İ.M.Ü. Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Psikiyatri polikliniğine, değerlendirme amacı ile konsülte edilen bariyatrik cerrahi adayı 105 hasta kabul edilmiştir. Katılımcılara araştırmacı tarafından DSM-5 için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5) yapılmış ve tanılar kaydedilmiştir. Sosyodemografik veri formu, yeme bozuklukları tanı envanteri araştırmacı tarafından uygulanmıştır. MMPI (Minnesota çok yönlü kişilik envanteri) ve ADÖ (atıştırma davranışı ölçeği) katılımcıların öz bildirime bağlı değerlendirilmiştir. Araştırmada değerlendirilen katılımcıların demografik ve klinik özellikleri betimleyici istatistiksel analizlerle (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma vb.) incelenmiş. Ayrıca tüm veriler yeme bozukluğu ve TYB açısından ki-kare analizi ile karşılaştırılmıştır. Bazı özellikler arasındaki ilişkiler korelasyon analizleri ile incelenmiş olup ayrıca TYB riskini artırmada etkili olan değişkenler Tek ve Çok Değişkenli Binary Lojistik Regresyon Analizi ile incelenmiştir. Tüm analizler için anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bariyatrik cerrahi adayı hastaların yaş ortalaması 37,30±12,01, beden kitle indeksi (BKİ) ortalaması ise çalışmamızda 45,21±5,12 olarak bulunmuştur. Çalışmaya katılan bariyatrik cerrahi adaylarının %44,8'inde TYB saptanmıştır. Herhangi bir yeme bozukluğu olan olgularda distimi ve yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) oranlarının yeme bozukluğu olmayan olgulara göre istatiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu saptandı (distimi için ?2=4,75, p=0,029; YAB için ?2=4,02, p=0,045 için). Majör depresif bozukluk (MDB) (?2=13,87, p<0,001), yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) (?2=5,87, p=0,015), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) (?2= 6,48, p=0,011), distimi (?2=4,65, p=0,031) ve trikotilomani (?2=6,48, p=0,011) TYB olan olgularda TYB olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. TYB olan vakaların ADÖ medyan değerlerinin, olmayanlara göre istatistiksel açıdan anlamlı seviyede daha yüksek olduğu (Z=-5,78, p<0,001) bulundu. Tek Değişkenli Binary Lojistik Regresyon Analizine göre, gece yeme sendromu (OR=0,18, GA;0,07-0,47, p<0,001), distimi, (OR=0,27, GA;0,08-0,94, p=0,040) ve yaygın anksiyete bozukluğu (OR=0,34, GA;0,14-0,83, p=0,017) varlığı istatistiksel açıdan anlamlı olarak tıkınırcasına yeme bozukluğu riskinde artış ile ilişkili bulundu. Çok Değişkenli Binary Lojistik Regresyon Analizine göre, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı (OR=0,08, GA;0,02-0,41, p=0,003), ADÖ skorları (OR: 1.11, GA;1,06 – 1,17, p<0,001) ve BKİ' nin (OR: 1,03, GA;1,00 – 1,28, p=0,043) tıkınırcasına yeme bozukluğu tanısının/varlığının bağımsız yordayıcıları olduğu saptandı. Buna göre, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı, artmış BKİ ve yüksek ADÖ skorları tıkınırcasına yeme bozukluğu riskinde artış ile ilişkili saptandı.
Obesity is a growing public health problem. Psychiatric comorbidity rates and prevalence of eating disorders have been shown to be higher in bariatric surgery candidates than in non-obese individuals. In this study, we aimed to determine the psychiatric comorbidities, eating disorders, binge eating disorder (BED) and related factors in bariatric surgery candidates, to improve their mental and physical well-being before and after surgery, and to contribute to the literature. A total of 105 patients who were referred for evaluation as bariatric surgery candidates were included in this study at the Psychiatry Outpatient Clinic of S.B.İ.M.Ü. Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital. Structured Clinical Interview for DSM-5 (SCID-5) was conducted by the researcher to the participants and the diagnoses were recorded. A socio-demographic data form and eating disorders diagnostic inventory were administered by the researcher. The Minnesota Multiphasic Personality Inventory (MMPI) and the Repetitive eating questionnaire [Rep(eat)-Q] were evaluated based on self-report by the participants. Descriptive statistical analyses (number, percentage, mean, standard deviation, etc.) were used to examine the demographic and clinical characteristics of the participants in the study. Additionally, all data were compared for eating disorders and BED using Chi-square Analysis. Relationships between certain variables were examined using correlation analyses, and variables that increased the risk of BED were investigated using Univariate and Multivariate Binary Logistic Regression Analysis. The significance level for all analyses was set at p<0.05. The mean age of the bariatric surgery candidates was 37.30±12.01, and the mean body mass index (BMI) in our study was 45.21±5.12. In the study, it was determined that 44.8% of the bariatric surgery candidates had BED. It was found that the rates of dysthymia and generalized anxiety disorder (GAD) were significantly higher in cases with any eating disorder compared to cases without an eating disorder (?2=4.75, p=0.029 for dysthymia; ?2=4.02, p=0.045 for GAD). It was found that the rates of major depressive disorder (MDD) (?2=13.87, p<0.001), generalized anxiety disorder (GAD) (?2=5.87, p=0.015), post-traumatic stress disorder (PTSD) (?2=6.48, p=0.011), dysthymia (?2=4.65, p=0.031), and trichotillomania (?2=6.48, p=0.011) were statistically significantly higher in cases with BED compared to cases without BED. The median values of Rep(eat)-Q were statistically significantly higher in cases with BED compared to cases without BED (Z=-5.78, p<0.001). According to the results of the Univariate Binary Logistic Regression Analysis, the presence of night eating syndrome (OR=0.18, CI: 0.07-0.47, p<0.001), dysthymia (OR=0.27, CI: 0.08-0.94, p=0.040), and generalized anxiety disorder (OR=0.34, CI: 0.14-0.83, p=0.017) is significantly associated with an increased risk of binge eating disorder. According to the results of the Multivariate Binary Logistic Regression Analysis, the diagnosis of generalized anxiety disorder (OR=0.08, CI: 0.02-0.41, p=0.003), REP EAT Q scores (OR: 1.11, CI: 1.06-1.17, p<0.001), and body mass index (OR: 1.03, CI: 1.00-1.28, p=0.043) serve as independent predictors of the presence of binge eating disorder. Therefore, it is determined that the diagnosis of generalized anxiety disorder, increased body mass index, and high REP EAT Q scores correlate with an increased risk of binge eating disorder.










