Subtotal kolesistektomi yapılan hastalarımızın takip sonuçları
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Amaç: Semptomatik sa?ra kesesi taşı hastalığında kesin tedavi yöntemi olarak kolesistektomi yapılmaktadır. Laparoskopik kolesistektomi altın standart olarak kabul görmüştür. Teknik sebepler, akut kolesistit hali olması, geçirilmiş batın operasyon öyküsü, siroz v. b. hallerde safra kesesi ve Callot üçgeni tam eksplore edilemeyen subtotal kolesistektomi yapılmış hastaların ameliyat sonrası sonuçlarını değerlendirerek literatür eşliğinde sunmayı hastalara total kolesistektomi yapılamamaktadır. Bu çalışmada, kliniğimizde amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kliniğimizde 2011-2017 yılları arasında kolesistektomi yapılan dörtbinüç vaka arasından subtotal kolesistektomi olan kırk hastanın dosyaları retrospektif olarak incelenerek kayıtlardan ulaşılabilen ve takip olmayı kabul eden yirmibeş hasta değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri (cinsiyet, yaş, boy, kilo), peroperatif endikasyonları, akut kolesistit atağı hikayesi, komorbidite durumları (HT, DM, KOAH, KAH), yatış süresi, Evans skoru (adezyon skoru), ameliyat tekniği, postoperatif yara yeri enfeksiyonu, ameliyat sonrası atak hikayesi (akut kolesistit, mekanik ikter, ERCP gerekliliği), postoperatif kontrol US de bakiye safra kesesi varlığı ve kalkül olup olmadığı, patoloji sonucu, geçirilmiş batın operasyon öyküsü, ameliyat operatörü, preoperatif hepatobilier US bulgusu, preoperatif ve postoperatif labaratuvar değerleri (WBC, CRP, AST, ALT, tümör markerları) ve postoperatif insizyonel herni gelişip gelişmediği değerlendirildi. Bulgular: Hastane kayıtlarından 2011-2017 yılları arası kolesistektomi operasyonu olan 4003 hasta içinden subtotal kolesistektomi olan kırk hastanın dosyasına ulaşıldı. Çalışma dışı kalan hastalar ayrılarak çalışma 13 kadın, 12 erkek toplam 25 hasta ile yapıldı. Olguların %52,0'si (n=13) kadın, %48,0'i (n=12) erkekti. Olgu yaşları 22 ile 80 arasında değişmekte olup, ortalama 56,64±12,25 yıldır. Yaşı 57'den küçük olanların oranı %48,0 (n=12), 57 ve üzeri olanların oranı %52,0 (n=13) saptanmıştır. BMD ölçümleri 22,5 ile 44,6 kg/m² arasında değişmekte olup, ortalama Özet 31,0415,89 kg/m² saptandı. Olguların %12,O'si (n-3) normal, %40,0'i (n=10) fazla kilolu ve %48,0'i (n-12) obezdir. Olguların %36,0'sında (n-9) hipertansiyon, "%28,0'inde (n-7) diyabet, %8,0'inde (n-2) KOAH ve %12,0'sinde (n~3) KAl saptandı. Batin operasyonu grçirme orani %20,0 (n=5) bulundu. Başlangiçta olguların %20,0'si (n-5) akut kolesistit, %80,0'i (n-20) kolelithiazis tanisi aldı. Akut kolesistit atak oranı %76,0 (n-19) idi. Yatış süreleri 2 ile 12 gün arasında de?işmekte olup, ortalama 5,6012,50 gündür. Evans skorları 0 ile 3 arasında değişmekte olup, ortalama 2,4410,92'dir. Skoru 0 olan oranı %4,0 (n-1), 1 olan orani %16,0 (n-4), 2 olan oranı %12,0 (n-3) ve 3 olan orani %68,0 (n=17) saptanmıştır. Ameliyat teknikleri incelendiğinde; %72,0'sine (n=18) konvansiyonel, %28,0'ine (n-7) laparoskopik uygulandığı gözlenmiştir. Ameliyat teknikleri incelendiğinde; %72,0'sine (n=18) konvansiyonel, %28,0'ine (n-7) laparoskopik uygulandığı gözlenmiştir. USG'de bakiye safra kesesi saptanan olgu orani %60,0 (n=15) olup; bu olguların %33,3'ünde (n=5) kalkül gözlenmiştir. Olguların hiçbirinde tümör marker yüksekliği saptanmazken, %20,0'sinde (n=5) insizyonel herni saptanmıştır. Postop USG'da: Bakiye safra kesesi durumuna göre akut atak varlığı istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Bakiye safra kesesi durumuna göre ERCP varlığı istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Bakiye safra kesesi durumuna göre mekanik ikter varlığı istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Bakiye safra kesesinde kalkül olan ve olmayanlara göre akut atak varlığı oranları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Ancak akut atak varlığı görülen 2 olgunun ikisinde de kalkül saptanmış olması ve p değerinin anlamlılığa yakın çıkması daha geniş seride bu durumun anlamlı olabileceği görüşünü uyandırmaktadır. Sonuç: Çalışmamızda subtotal kolesistektomi yaptığımız, kontrol hepatobilier US da bakiye safra kesesi ve bakiye safra kesesinde kalkül olan hastaların postoperatif dönemde akut atak, mekanik ikter gelişimi ve ERCP gerekliliği açısından istatistiki görülmemiştir. Bu analizi yapıldığında istatistiki anlam sonucu subtotal kolesistektomi yaptığımız hasta sayısının az olmasına bağlayabiliriz. bu verilerle peroperatif gereklilik halinde subtotal kolesistektomi etkin ve güvenli bir yöntemdir. Biz çalışmamıza göre subtotal kolesistektomi yapılan hastalara ameliyatları hakkında detaylı bilgi verilmesini erken ve geç dönem komplikasyonlar açısından takip altına alınmasını öneriyoruz.
Objective: Definitive treatment method in symptomatic biliary stone disease cholecystectomy is performed. Laparoscopic cholecystectomy gold has been accepted as a standard. Technical reasons, acute cholecystitis history of previous abdominal operation, cirrhosis v. b. gall bladder in cases and subtotal cholecystectomy with Callot's triangle not fully explored by evaluating the postoperative results of the patients in the light of the literature. patients cannot undergo total cholecystectomy. In this study, we aimed at our clinic.










