DİJİTAL ÇAĞDA HÜMANİZM TARTIŞMALARI AÇISINDAN İNSAN DOĞASI BİYOTEKNOLOJİ VE BİYOPOLİTİKA
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Günlük yaşamdan zaman ve mekan tasavvuruna kadar herşeyin veri dolayısıyla bilgi olarak kodlandırıldığı dijital çağda insan doğasına ve insan oluşa dair hakim kabuller sorgulanmaktadır. Bu sorgulama iki boyuta sahiptir. Bu boyutlardan ilki, iç dinamikleri harekete geçirerek “kendi sınırlarımız dahilinde ‘yenilenmenin’ bir imkanı var mıdır?” sorusunu araştırmaya sevk eder. İkincisi ise “bütün bunların ötesinde ‘yeni’ bir anlam arayışının dinamikleri nelerdir?” sorusuna yönlendirir. Özellikle, Jean Beaufret’in Heidegger’e sorduğu “‘Hümanizm’ sözcüğüne nasıl yeni bir anlam verebiliriz?” sorusuyla başlayarak Hıristiyanlığın, marksizmin ve varoluşçuluğun çatışmaları gölgesinde biçimlendirilen hümanizm tartışmaları görülmektedir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren henüz tam da sınırları netleştirilmemiş ve akademik çerçevelere dahil ol(a)mamış transhümanizm ve posthümanizm gibi tartışmalara şahit olmaktayız. Bu tartışmalar büyük oranda hümanizmin ötesinde insana doğasına ve insan oluşa dair ne söylenip söylenemeyeceği sorusu çerçevesinde şekillenmektedir. Bu bağlamda öncelikle hümanizmin nerede durduğunu, nasıl aşılmaya/ anlaşılmaya çalışıldığını ve transhümanizmin ve posthümanizmin alternatif bir insanlık anlayışı oluşturup oluşturamayacağı sorgulanacaktır. Ardından da transhümanizm ve posthümanizmde temellerini bulan insan doğasına ilişkin kabullerin biyoteknoloji ve biyopolitik zemini eleştirel bir yaklaşımla değerlendirilecektir.










