Lezyon sferisitesinin mesane tümörlerinde kas invazyonu öngörmede VI-RADS skorlama sistemine katkısı

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Mesane kanseri, tüm dünyada yüksek insidansı ve ölüm oranlarıyla dikkat çekmektedir. Tanı ve tedavi sürecinde en kritik faktörlerden biri, kas tabakasına olan invazyonudur. Bu hem tedavi seçeneklerini belirlemede hem de prognozu öngörmede belirleyici bir role sahiptir. Klasik olarak, detrüsör kas invazyonunun tespitinde histopatolojik inceleme altın standarttır. Multiparametrik mesane manyetik rezonans görüntüleme (mpMRG) ile elde edilen VI-RADS skorlaması, non-invaziv bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, mpMRG ve VI-RADS skorlamasının, mesane kanserinde kas invazyonunu öngörme ve tedavi süreçlerine rehberlik etme potansiyelini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, tümör sferisitesi ile kas invazyonu arasındaki ilişki incelenerek, tedavi kararlarında yeni bir bakış açısı sunulması hedeflenmektedir. Çalışma prospektif, gözlemsel ve analitik bir kurguyla yürütülmüştür. Etik kurul onayının ardından hasta seçimi yapılmış, görüntüleme protokolü belirlenmiş, radyolojik değerlendirme kriterleri tespit edilmiş ve tümör sferisitesi ölçülmüştür. Mesane kanseri tanısıyla mpMRG yapılmış ve sistoskopik örnekleme yapılmış hastalar belirlenen dahil edilme ve dışlama kriterlerine göre seçilmiş, ardından VI-RADS kriterlerine göre skorlaması yapılmıştır. Radyolojik değerlendirme sonrası tümör sferisitesi ölçülmüş, veriler SPSS programı ile istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Çalışma kapsamında 72 hasta değerlendirildi; bu hastaların yaş ortalaması 66,4 ± 10,7 yıl olarak belirlendi. Bunların 59'u erkek, 13'ü kadındı ve yaş aralığı 33 ila 89 arasındaydı. Histopatolojik sonuçlara göre tümörlerin %45,8'i Ta evresinde, %30,6'sı T1 evresinde bulundu. MRG bulgularına göre, tümör çapının ortanca değeri 1,9 cm (çeyrekler arası aralık: 1,3 – 3,1) ve en büyük tümör çapı 96 mm olarak saptandı. Tümör hacmi için ortanca değer 3,57 cm3'tür (çeyrekler arası aralık: 1,12 – 10,6). Mesane kanserinin kasa invazyonunu öngörmede sınır VI-RADS >2 olarak kabul edildiğinde duyarlılık %100, özgüllük %49,09 iken; VI-RADS >3 kabul edildiğinde duyarlılık %94,12, özgüllük %92,73 olmaktadır. Tümör sferisitesi ile kas invazyonu arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; sferisite kat sayısı ile kas invazyonu arasında anlamlı bir ilişki saptandı. Tümör sferisite kat sayısı azaldıkça tümör sınırı düzensizleşmekte ve kas invazyon riski artmaktadır. Tümörün çapı ve hacmi ile kas invazyonu arasında da anlamlı bir ilişki belirlendi. Çalışmamızda, VI-RADS algoritmasının mesane kanserinin kas invazyonunu öngörme başarısı özellikle skoru 4 ve 5 olan tümörler için oldukça yüksek bulunmuştur. Tümör sferisitesinin kas invazyonu ile ilişkili olduğu ve VI-RADS skoruna entegre edilerek daha doğru tanı ve tedavi planlaması için kullanılabileceği saptanmıştır.

Bladder cancer presents a global health concern due to its elevated incidence and mortality rates. The invasion of cancer cells into the muscle layer stands as a pivotal factor significantly impacting treatment planning, and prognosis prediction. Traditionally, histopathological examination serves as the gold standard for detecting detrusor muscle invasion. However, the emergence of VI-RADS scoring through multiparametric bladder magnetic resonance imaging (mpMRI) offers a non-invasive alternative. This study seeks to assess the potential of mpMRI and VI-RADS scoring in predicting muscle invasion in bladder cancer, aiming to guide treatment strategies. Additionally, it endeavors to introduce a novel perspective by exploring the correlation between tumor sphericity and muscle invasion. The study followed a prospective, observational, and analytical design. After securing ethics committee approval, patients were selected based on specific inclusion and exclusion criteria. Imaging protocols were established, radiological evaluation criteria were defined, and tumor sphericity was measured. Patients diagnosed with bladder cancer who underwent mpMRI and cystoscopy sampling were evaluated according to VI-RADS criteria. Radiological assessments were conducted, and statistical analyses were performed using the SPSS program. A total of 72 patients participated in the study, with an average age of 66.4 ± 10.7 years. Among these patients, 59 were male and 13 were female, ranging in age from 33 to 89 years. Histopathologically, 45.8% of tumors were identified at the Ta stage, while 30.6% were at the T1 stage. According to MRI findings, the median tumor diameter was 1,9 cm (IQR: 1,3 – 3,1), with the largest tumor measuring 96 mm. The median tumor volume was calculated as 3,57 cm3'tür (IQR: 1,12 – 10,6). Considering VI-RADS >2 as the threshold for predicting muscle invasion, the sensitivity was 100%, with a specificity of 49.09%. When VI-RADS >3 was adopted, the sensitivity was 94.12%, and specificity was 92.73%. Regarding the relationship between tumor sphericity and muscle invasion, a significant correlation was observed between the sphericity coefficient and muscle invasion. As the tumor sphericity coefficient decreased, the irregularity of tumor borders increased, correlating with heightened risk of muscle invasion. Furthermore, significant associations were found between tumor diameter, volume, and muscle invasion. Our study underscores the high efficacy of the VI-RADS algorithm in predicting muscle invasion in bladder cancer, particularly for tumors scoring 4 and 5. Moreover, we established an association between tumor sphericity and muscle invasion, suggesting its potential integration into the VI-RADS score for enhanced accuracy in diagnosis and treatment planning.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren