Diyabeti olmayan renal transplantlı hastalarda non-alkolik yağlı karaciğer hastalığının renal transplantasyonla ilişkisi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Non alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) ya da yeni adlandırılması ile metabolik ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) alkol tüketimi ile ilişkisiz, karaciğerde anormal derecede yağ birikimi ile karakterize bir hastalıktır. Bu çalışma, non-diyabetik renal transplant alıcıları (RTA) arasında NAYKH'nın sıklık ve şiddetinin kontrol grubundan farklı olup olmadığı ve yağlı karaciğer hastalığını (YKH) öngören indekslerin tanısal değerini ortaya koymak amacıyla planlandı. Retrospektif ve tek merkezli olarak yapılan bu çalışmaya 18 yaş üstü, non-alkolik, non-diyabetik RTA ile alkol almayan sağlıklı bireylerden oluşan kontrol grubu alındı. Çalışmaya 61'i RTA olan toplam 111 katılımcı dahil edildi. RTA hastaların yaş ortalaması (51,1±11,19 yıl), kontrol grubunun yaş ortalamasından (46,4±13 yıl) anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,044). RTA'ların Vücut Kütle İndeksi (VKİ) ortalaması (26,1±5,2), kontrol grubu hastaların VKİ'inden (29,5±5,5) anlamlı olarak daha fazlaydı (p=0,001). YKH olan RTA'ların bel çevreleri, YKH olmayanlara göre anlamlı olarak daha fazlaydı (p=0,008). RTA'larında hipertansiyon sıklığı kontrol grubuna nazaran anlamlı olarak daha fazlaydı (sırasıyla %62,3; %18; p=0,001). RTA'ların spot idrarda protein/kreatinin oranı ortalaması (0,50 ± 0,86 g/g kreatinin), kontrol grubundan (0,09±0,17 g/g kreatinin) anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0,001). Transabdominal ultrasonografi ile değerlendirildiğinde RTA'larında YKH görülme oranı, kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak daha azdı (sırasıyla %44,3; %88; p<0,001). Kontrol grubunda NAYKH'ı olanların FLI (fatty liver index), HSI (hepatic steatosis index), ve VAI (visceral adiposity index) indeksleri, YKH olmayanlarla kıyaslandığında anlamlı olarak daha yüksek bulunurken (p<0,001), TyGI (trigliceride glucose index) ile anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). RTA'larına bakıldığında sadece FLI ile YKH arasında anlamlı bir ilişki bulunmasına rağmen (p=0,028), diğer indekslerle arasında bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Hepatosteatoz durumları dikkate alınmadan bakıldığında kontrol grubuna kıyasla RTA'larında FIB-4 (fibrosis-4) skoru, AST/ALT oranı ve NAFLD-fibrozis skorlarının anlamlı olarak daha yüksek oldukları görüldü (p<0,05). Ancak APRI skorunda iki grup arasında bir farklılık görülmedi (p>0,05). YKH olan RTA'larında fibrozisi gösteren indekslerden sadece NAFLD-fibrozis skoruyla arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p=0,031). Buna karşın kontrol grubunda YKH olanlar ile olmayanlar arasında fibrozis skorlarında bir farklılık görülmedi (p>0,05). YKH olan RTA'larında serum kreatinin değeri, YKH olmayan transplant alıcılarına kıyasla anlamlı olarak daha yüksek, buna karşın tGFH daha düşük olduğunu bulduk (p=0,06). Transplant alıcılarında hem YKH, hem de hepatik fibrozis artmış sıklıkta bulunmaktadır. Özellikle RTA'larında mevcut bir yağlı karaciğerin, kronik böbrek hastalığı progresyonu için bir risk faktörü olduğu görüldü. YKH azımsanmayacak oranda obez olmayan hastalarda da görülmektedir. Nakilli hastalarda artmış bel çevresinin YKH ile ilişkili olduğunu bulduk. RTA'larında özellikle yağlı karaciğer olgularını taramak için FLI'ni ve hepatik fibrozisi taramak için de NAFLD-fibrozis skorunun kullanılabileceği sonucuna vardık.

Non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD), or metabolically associated steatotic liver disease (MASLD), is a disease characterized by abnormal fat accumulation in the liver unrelated to alcohol consumption. This study was designed to determine whether the prevalence and severity of NAFLD among non-diabetic renal transplant recipients (RTRs) differed from the control group and to determine the diagnostic value of indices predicting fatty liver disease (FLD). In this retrospective, single-center study, a control group consisting of non-alcoholic, non-diabetic RTRs over 18 years of age and healthy individuals who did not drink alcohol were included. A total of 111 participants, 61 of whom were RTRs, were included in the study. The mean age of RTR patients (51.1±11.19 years) was significantly higher than the mean age of the control group (46.4±13 years) (p=0.044). The mean Body Mass Index (BMI) of RTRs (26.1±5.2) was significantly higher than that of the control group (29.5±5.5) (p=0.001). The waist circumference of RTRs with FLD was significantly higher than those without FLD (p=0.008). The prevalence of hypertension was significantly higher in RTRs than in the control group (62.3% vs. 18%, respectively; p=0.001). The mean spot urine protein/creatinine ratio in RTRs (0.50±0.86 g/g creatinine) was significantly higher than in the control group (0.09±0.17 g/g creatinine) (p<0.001). When evaluated by ultrasonography, the rate of NAFLD in RTRs was significantly lower than in the control group (44.3% and 88%, respectively; p<0.001). In the control group, FLI (fatty liver index), HSI (hepatic steatosis index), and VAI (visceral adiposity index) indices were significantly higher in patients with NAFLD compared to those without NAFLD (p<0.001), whereas no significant relationship was found with TyGI (trigliceride glucose index) (p>0.05). When the RTRs were analyzed, only a significant correlation was found between FLI and FLD (p=0.028), but no correlation was found with the other indices (p>0.05). Regardless of hepatosteatosis status, FIB-4 (fibrosis-4) score, AST/ALT ratio and NAFLD-fibrosis scores were significantly higher in RTRs compared to the control group (p<0.05). However, there was no difference in APRI score between the two groups (p>0.05). Among the indices indicating fibrosis in RTRs with FLD, only NAFLD-fibrosis score was significantly correlated with fibrosis (p=0.031). In contrast, there was no difference in fibrosis scores between those with and without FLD in the control group (p>0.05). We found that serum creatinine was significantly higher and tGFH was lower in RTRs with FLD compared to transplant recipients without FLD (p=0.06). Both FLD and hepatic fibrosis are found with increased frequency in transplant recipients. Especially a fatty liver present in RTAs was found to be a risk factor for progression of CKD. FLD is also seen in a substantial proportion of non-obese patients. We found that increased waist circumference in transplant patients was associated with FLD. We concluded that FLI can be used to screen for fatty liver and NAFLD-fibrosis score can be used to screen for hepatic fibrosis in RTRs.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İç Hastalıkları, Internal diseases

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren