Türkiye-Ermenistan ilişkileri ve Türk siyasetine yansıması (2000-2015)

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışmada, 2000 yılı sonrası Türkiye ve Ermenistan devlet adamlarının beyanları üzerinden bir inceleme yapılarak ikili ilişkilerde siyasi olayların analizi gerçekleştirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı'nın son bulmasının ardından Lozan Barış Antlaşması ile kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti'nden miras kalan Ermeni meselesi hususunda 1973 yılında itibaren fiilen bir terör eylemi ile karşı karşıya kalmıştı. Nitekim, Türk diplomatlara karşı gerçekleştirilen silahlı saldırılar birçok devlet adamımızın ve vatandaşımızın ölümü ile sonuçlandı. Kendilerini ASALA olarak nitelendiren Ermeni teröristler, 1985 yılına gelindiğinde siyasi etkilerini kaybetti. O zamana kadar Ermenistan'ın ve dahi Ermeni diasporasının en güçlü silahı olan terör faaliyetleri yerini siyasi alanda diplomatik savaşa bıraktı. 1990'lı yıllardan itibaren inişli çıkışlı devam eden bu süreç, 2000'li yıllara gelindiğinde çok daha yoğun bir şekilde karşımıza çıktı. Bu bağlamda özellikle 2000-2005 yılları arasında iki ülkenin de diplomatik süreç kurma çabalarını çok daha net görmekteyiz. 2005-2010 dediğimiz ara dönemde nispeten olumlu siyasi gelişmelerin var olduğunu görsek de 2010-2015 yılları arasında diplomatik anlamda olumsuz gelişmelere şahit olmaktayız. Türkiye bu meselede genel itibariyle sessiz diplomasiyi tercih etse de Ermenistan'ın suçlayıcı ve baskıcı tutumları karşısında net bir duruş sergilemeyi başarmıştır. Bu bağlamda çalışmamızda, Türk ve Ermeni devlet adamlarının incelenen dönemde izledikleri politikaları Türk basınında çıkan yazılar üzerinden araştırılarak Türk siyasetine etkileri analiz edilmiştir.

In this study, analysis of the post-2000 political event in bilateral relations of Turkey and Armenia made a statement through examination was carried dignitaries. First World War, established by the Lausanne Peace Treaty after the recent discovery of the new Republic of Turkey, starting in 1973 inherited from the Ottoman Empire Armenian issue was faced with a de facto act of terrorism. As a matter of fact, the armed attacks against Turkish diplomats resulted in the deaths of many of our statesmen and citizens. The Armenian terrorists, who call themselves ASALA, lost their political influence in 1985. Until then, terrorist activities, which were the most powerful weapon of Armenia and even the Armenian diaspora, gave way to diplomatic war in the political field. This process, which has been going on with ups and downs since the 1990s, came to the fore more intensely in the 2000s. Especially between 2000-2005, we can see the efforts of both countries to establish diplomatic processes much more clearly. Although we see that there are relatively positive political developments in the period we call 2005-2010, we witness negative developments in diplomatic terms between 2010-2015. Turkey was able to demonstrate a clear stance in the face of general Although prefer quiet diplomacy as Armenia's accuser and repressive attitudes on this issue. In this direction, in our study, the policies followed by Turkish and Armenian statesmen in the period examined were examined through the articles published in the Turkish press.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Türkiye, Ermenistan, Soykırım, Birinci Dünya Savaşı, Diplomasi, Lozan, Asala, Terör, Türkiye, Ermenistan, Soykırım, Birinci Dünya Savaşı, Diplomasi, Lozan, Asala, Terör

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren