Tertîb-i Cedîd-Kavâ'id-i Osmâniyye örneğine göre 19. yüzyıl Osmanlı Türkçesinde kullanılan Arapça kökenli masdarlar ve anlam değişmeleri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışma, Türkçenin yaklaşık bin yıldan beri münasebette bulunduğu Arapçanın Osmanlı-Türk yazı dili üzerindeki leksikal etkisinden bir kesit göstermek maksadıyla hazırlanmıştır. Bilindiği gibi Türkler İslamiyet'i kabul ettikten sonra ortak bir İslam medeniyetinin içerisinde yer almışlardır; dilleri de bu medeniyetin iki önemli ve kadim dili olan Arapça ve Farsçadan birçok bakımlardan etkilenmiştir. Arapça etkisi sadece Oğuz grubunda değil, Müslümanlığı kabul etmiş olan bütün Türk topluluklarının dilinde az ya da çok kendisini göstermektedir. Bu etki iki farklı kaynak üzerinden gerçekleşmiş olmalıdır; birisi bizatihi doğrudan Arapça üzerinden, diğeri Farsça vasıtasıyla. İkinci yol muhtemelen daha fazla kullanılmıştır. Tarihi ve coğrafi bakımdan en yoğun şekilde Arapça tesirinde kalmış değişke, Osmanlı yazı dilidir. Çalışmamızda Osmanlı yazı dilinin son devresinde, dilde sadeleştirme gayretlerinin henüz başlamadığı bir dönemde, çok yönlü düşünürlüğü içerisine dilciliği de sığdıran Ahmet Cevdet Paşa tarafından kaleme alınmış Tertîb-i Cedîd - Kavâ'id-i Osmâniyye adlı eserden yola çıkarak Arapça masdarların (sülasi mücerredler, mezid(ün fih)ler, mimli masdarlar, ca'li masdarlar) anlam cepheleri itibarıyla Türkçede kullanılışları ve işleyişleri ele alınmıştır. İncelemede asıl sorgulanan, Arapçadan alınan bu masdarların gerçekte ne kadar Arapça kaldığıdır. Söz konusu masdarların anlam sahaları ne ölçüde bire bir taklit edilmiştir? Böyle bir taklit mümkün müdür? Türk dil hissiyatı ve muhayyilesi bu kelimelere yeni bir anlam çehresi kazandırmış mıdır? Ne tür anlam daralmaları/genişlemeleri söz konusudur? Anlam değişmelerinde etken dil Türkçe midir? Yoksa Farsçanın bunda bir katkısı var mıdır? Kısacası, Arapça kökenli bu kelimeler Türk yazı dilinde nasıl özümsenmiş, nasıl içselleştirilmiştir? İncelememiz bu tür sorulara cevap aramak üzere oluşturulmuştur. Bu yapılırken dönemin güvenilir Türkçe, Arapça, Farsça sözlüklerinden istifade edilmiştir. Cevdet Paşa'nın söz konusu eserinin yeniden transkribe edilmesi de çalışmanın kapsamı dâhilindedir.

In this study, it has preperad to show a section of the lexical effect the Arabic language which Turkish has been related for about a thousand years on the Ottoman-Turkish written language. As it is known, after the Turks accepted Islam, they took part in a common Islamic civilization; their languages were also influenced in many ways from Arabic and Persian, the two important and ancient languages of this civilization. The Arabic influence manifests itself not only in the Oghuz group, but also in the language of all Turkish communities that have converted to Islam, in less or more way. This influence must have come from two different sources: one directly through Arabic itself, the other through Persian. The second way is probably more used. Historically and geographically, the most intense Arabic-influenced variable is the Ottoman written language. In our study, in the last period of the Ottoman written language, at a time when the efforts to simplify the language had not yet begun; based on the work called Tertîb-i Cedîd - Kavâ'id-i Osmâniyye, written by Ahmet Cevdet Pasha, who also included linguistics in his versatile thinking; Turkish usage and functioning of Arabic infinitives in terms of their meanings are discussed. The main question in the study is how long these infinitives taken from Arabic actually remain in Arabic. To what extent are the semantic fields of the infinitives mentioned exactly imitated? Did the feeling and imagination of the Turkish language give these words a new meaning? What kind of semantic contractions/expansions are there? Is the active language Turkish, in the semantic changeş Or does Persian contribute to these changeş In short, how were these words of Arabic origin assimilated and internalized in the Turkish written language? Our review was created to find out answers to such questions. While doing this, reliable Turkish, Arabic and Persian dictionaries of the period were used. The re-transcription of Cevdet Pasha's work is also within the scope of the study.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Dilbilim, Linguistics, Türk Dili ve Edebiyatı

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren