Gebeliğin intrahepatik kolestazı ve gestasyonel diyabetes mellitus tablolarının birbiri ile ilişkisinin araştırılması ve perinatal sonuçlarının karşılaştırılması
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Amaç: Kliniğimizde 2017-2022 yılları arasında gebeliğin intrahepatik kolestazı (GİK) tanılı annelerden doğan bebeklerin perinatal sonuçlarının, gestasyonel diyabetes mellitus (GDM) tanılı annelerden doğan bebeklerin perinatal sonuçlarının ve hem gebeliğin intrahepatik kolestazı hem de gestasyonel diyabetes mellitus tanılarının birlikte olduğu annelerden doğan bebeklerin perinatal sonuçlarının ve sağlıklı annelerden oluşturulmuş kontrol grubundan doğan bebeklerin perinatal sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılarak incelenmesi; sekonder olarak ise gebeliğin intrahepatik kolestazı ve gestasyonel diyabetes mellitus tanıları arasındaki ilişkinin araştırılarak literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, 1 Ocak 2017 - 31 Temmuz 2022 tarihleri arasında Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde doğum yapmış olan 421 olgu dahil edildi. Hasta bilgilerine retrospektif olarak, hasta dosyaları ve bilgisayar kayıtları kullanılarak ulaşıldı. Gebeliğin intrahepatik kolestazı tanılı hastanemizde doğum yapmış olan anneler ve bu annelerden doğan yeni doğanlar çalışma grubu 1 (GİK grubu), GDM tanılı hastanemizde doğum yapmış olan anneler ve bu annelerden doğan yeni doğanlar çalışma grubu 2 (GDM grubu), GİK ve GDM tanılarının birlikte olduğu hastanemizde doğum yapmış olan anneler ve bu annelerden doğan yeni doğanlar çalışma grubu 3 (GİK+GDM grubu), hastanemizde doğum yapmış olan sağlıklı annelerden oluşturulmuş olan kontrol grubu ve bu annelerden doğan yeni doğanlar çalışma grubu 4 (kontrol grubu) olarak kabul edilmiştir. Çalışma gruplarına dahil olan gebelerin ve bu gebelerden doğan yeni doğanların klinik ve laboratuvar bulguları, demografik özellikleri, özgeçmişleri, epikriz formları, tedavileri ve sonuçları, hasta dosyaları ve bilgisayar kayıtları kullanılarak retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamızda 36. gestasyonel haftanın altında preterm doğum oranlarının GİK ve GİK+GDM gruplarında; kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksek olduğunu ve GİK+GDM grubunda 34. gebelik haftasının altında doğum yapma oranlarının, kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğunu bulduk. GİK grubundaki yeni doğanların doğum ağırlıklarını, GDM ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulduk (p<0,001) ancak; persentil değerlerini hesapladığımızda aradaki farkı anlamlı bulmadık. LGA fetüs (>90. persentil) yüzdesinin GİK+GDM grubunda arttığını gözlemledik ancak; aradaki farkı istatistiksel olarak anlamlı bulmadık. YDYBÜ yatışlarını kontrol grubu ile kıyasladığımızda tüm gruplarda artmış olduğunu ve en yüksek artışın GİK+GDM grubunda olduğunu gözlemledik ancak; aradaki farkı istatistiksel olarak anlamlı bulmasak da oranlarımızı literatür ile tutarlı bulduk. Benzer şekilde RDS ve TTN oranlarını da GİK+GDM grubunda artmış olarak bulduk ancak; bulgularımız istatistiksel olarak anlamlı değildi. 1. ve 5. dk APGAR skorlarında ise gruplar arasında anlamlı fark saptamadık. Açlık kan şekeri değerlerinin GİK+GDM grubunda; bütün gruplara kıyasla anlamlı olarak daha yüksek olduğunu gözlemledik (p<0,001). Sonuç: GİK ve GDM maternal ve fetal olumsuz sonuçlar ile ilişkilidir ve literatürde hem bu olumsuz sonuçları hem de GİK tanılı hastalarda GDM insidansının arttığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Çalışmamızın sonucunda GİK ve GDM ile ilişkili olarak perinatal sonuçların negatif etkilenebileceğini ve GİK+GDM tanılarının birlikteliğinin daha olumsuz sonuçlara sebep olabileceğini gözlemledik. GİK tanılı hastalarda GDM prevalansının artması da bu hasta gruplarında daha sık ve dikkatli takiplerin gerekliliğinin göstergesi olabilir ancak; çalışmamızın retrospektif natürü ve hasta sayımızın azlığı çalışmamızın kısıtlılıklarındandır ve daha geniş sayıda hasta içeren, prospektif ve daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.
Objective: It was aimed to compare perinatal outcomes of the neonates born to mothers with; intrahepatic cholestasis of pregnancy (ICP), gestational diabetes mellitus (GDM), both ICP and GDM diagnosis (ICP+GDM) and healthy control group in our clinic between 2017-2022. Secondly, it was aimed to investigate the association between ICP and GDM and contribute to the literature Material and Methods: Our study was conducted between January 1, 2017 and July 31, 2022 at the Goztepe Prof. Dr. Suleyman Yalcin City Hospital Obstetrics and Gynecology Clinic. 421 patients who gave birth in our clinic was included to the study. Patient information was obtained retrospectively from patient files and computer records. Pregnant women diagnosed with ICP and their neonates defined as study group 1 (ICP group), pregnant women diagnosed with GDM and their neonates defined as study group 2 (GDM group), pregnant women diagnosed both with ICP and GDM defined as study group 3 (ICP+GDM group), control group consisting of healthy individuals who gave birth in our hospital and their neonates defined as study group 4 (control group). The clinical and laboratory findings, demographic characteristics, previous history of any medical condition, epicrisis forms, treatments and outcomes of the study groups were analyzed retrospecitvely from patient files and computer records. Results: In our study, preterm birth rates below the 36th gestational week were found significantly higher in ICP and ICP+GDM groups than control group and preterm birth rate below 34 weeks of gestation was significantly higher in ICP+GDM group than control group. We found birth weights of the newborns in the ICP group significantly lower than those of the GDM and control groups (p<0.001), but when we calculated percentile values, we did not find the difference significant. We observed LGA fetuses percentage(>90th percentile) increased in the ICP+GDM group but we did not find the difference statistically significant. When we compared the NICU admissions with the control group, we observed that it was increased in all groups and the highest increase was in the ICP+GDM group. Although we did not find the difference statistically significant, we found our rates consistent with the literature. Similarly, we found RDS and TTN rates to be increased in the ICP+GDM group, however; our findings were not statistically significant. The 1st and 5th minute APGAR scores did not differ significantly between the groups. Fasting blood glucose levels in the ICP+GDM group was observed significantly higher than all groups (p<0.001). Conclusion: ICP and GDM are associated with adverse maternal and fetal outcomes and there are several studies in the literature points that both these adverse outcomes and increased incidence of GDM in ICP patients. As a result, we observed that perinatal outcomes may be negatively affected in relation to ICP and GDM, and that the combination of ICP + GDM diagnoses may cause more adverse outcomes. The increase in the prevalence of GDM in ICP patients may also be an indication of the need for more frequent and careful follow-ups in these patient groups. The retrospective nature and the small sample size are limitations of our study and we believe that further prospective and well-designed studies with larger sample sizes are needed.










