Gebelerde ayrılma anksiyetesi bozukluğunun bağlanma biçimleri, çocukluk çağı travmaları ve prenatal bağlanma ile ilişkisi
| dc.contributor.advisor | Elbay, Rümeysa Yeni | |
| dc.contributor.author | Mutlusoy Eraslan, Nehir | |
| dc.date.accessioned | 2025-05-08T10:38:14Z | |
| dc.date.issued | 2024 | |
| dc.department | İMÜ, Enstitüler, Tıp Fakültesi, Psikiyatri Ana Bilim Dalı | |
| dc.description.abstract | Ayrılma anksiyetesi, bağlanma kuramından köken alan, kişinin bağlanma figüründen ayrı kaldığında veya ayrılma beklentisi olduğunda yaşadığı kaygı hali olarak tanımlanmaktadır. DSM-5 ile birlikte tanımlanan Yetişkin ayrılma anksiyetesi bozukluğunun (YAAB) gebelik dönemindeki sıklığı ve ilişkili faktörlerle ilgili kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Prenatal bağlanma, anne ile doğmamış bebeği arasında geliştiği kabul edilen bir bağ olarak tanımlanmaktadır. Amacımız; gebelerde ayrılma anksiyetesi bozukluğunun sıklığı, bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişkisini incelemek, ayrıca gebelikte YAAB'nin prenatal bağlanma üzerine etkisini değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemi Ekim 2023–Nisan 2024 tarihleri arasında Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniklerine başvuran, üçüncü trimesterinde olan gebelerden oluşturulmuştur. Toplam 150 hasta ile görüşülmüş, dahil edilme ve hariç tutulma kriterlerine uyan 106 gebe ile görüşmeler tamamlanmıştır. Katılımcılara klinisyen tarafından Ayrılma Anksiyetesi Belirtileri için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (AAB-YKG) ve DSM-5 için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5) uygulanmıştır. Katılımcılardan sosyodemografik veri formu, Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Anketi (YAAA), Erişkin Bağlanma Biçimi Ölçeği (EBBÖ), Ana Babaya Bağlanma Ölçeği (ABBÖ), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇTQ-33) ve Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) doldurmaları istenmiştir. Görüşme sırasında uygulanan AAB-YKG sonucuna göre gebelere YAAB tanısı konmuş, katılımcılar YAAB olan ve YAAB olmayanlar olarak iki gruba ayrılmıştır. Araştırmadaki gebelerin %48,2'inde YAAB saptanmıştır. YAAB olan gebelerin olmayanlara göre sigara kullanım oranları istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). YAAB olan gebelerin olmayan gebelere göre kaçıngan bağlanma (p=0,043) ve kaygılı/ikircikli bağlanma (p<0,001) puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu bulunmuş hem kaygılı/ikircikli bağlanma hem de kaçıngan bağlanma puanları arttıkça YAAB şiddetinin arttığı saptanmıştır. Regresyon analizinde kaygılı/ikircikli bağlanma stilinin YAAB tanı riskini 1,6 kat arttırdığı bulunmuştur. Araştırmamızda, gebenin anne ve babasının ilgili ve özerkliğe izin veren tutumlarının YAAB şiddetini azalttığı, anne ve babalarından aşırı korumaya maruziyetin YAAB şiddetini arttırdığı bulunmuştur. Yapılan regresyon analizinde de anneyle kurulan olumlu bağın YAAB tanı riskini azalttığı saptanmıştır. YAAB olan gebelerin olmayan gruba göre CTQ-33 fiziksel istismar, duygusal istismar, cinsel istismar, duygusal ihmal, aşırı koruyuculuk ve total puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu saptanmış, regresyon analizinde çocukluk çağı cinsel istismarının YAAB tanı riskini 2.1 kat artırdığı bulunmuştur. Çalışmamızda prenatal bağlanma düzeyi ile YAAB şiddeti arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Bulgularımız YAAB'nin gebelik döneminde sık görülen bir bozukluk olduğunu, güvensiz bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı cinsel istismarının YAAB riskini arttırdığını göstermektedir. Kadınların hamilelik süresince YAAB açısından taranması ve erken müdahalesi önemlidir. | |
| dc.description.abstract | Separation anxiety, rooted in attachment theory, is defined as the anxiety experienced by an individual when separated from or anticipating separation from their attachment figure. There are limited studies on the prevalence and associated factors of Adult Separation Anxiety Disorder (ASAD) during pregnancy, as defined in DSM-5. Prenatal attachment is the bond believed to develop between the mother and her unborn baby. We aim to investigate the prevalence of separation anxiety disorder in pregnant women, its relationship with attachment styles and childhood traumas, and to evaluate the effect of ASAD on prenatal attachment. The sample consisted of pregnant women in their third trimester who visited the Obstetrics and Gynecology Clinics of Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital between October 2023 and April 2024. 150 patients were interviewed, and 106 pregnant women who met the inclusion and exclusion criteria completed the interviews. Participants were administered the Structured Clinical Interview for Separation Anxiety Symptoms (SAD-SCI) and the Structured Clinical Interview for DSM-5 (SCID-5) by a clinician. They were also asked to fill out the sociodemographic data form, the Adult Separation Anxiety Questionnaire-27 (ASAQ-27), the Adult Attachment Style Questionnaire-27 (AASQ), the Parental Bonding Inventory (PBI), the Childhood Trauma Questionnaire (CTQ-33), the Prenatal Attachment Inventory (PAI). Based on the SAD-SCI results, participants were diagnosed with ASAD and divided into two groups: those with ASAD and those without. ASAD was detected in 48.2% of the pregnant women. Smoking rates among pregnant women with ASAD were found to be significantly higher compared to those without ASAD (p<0.05). Pregnant women with ASAD had significantly higher mean scores in avoidant attachment (p=0.043) and anxious/ambivalent attachment (p<0.001) compared to those without ASAD. The severity of ASAD increased with higher scores in both anxious/ambivalent and avoidant attachment styles. Regression analysis indicated that the anxious/ambivalent attachment style increased the risk of ASAD diagnosis by 1.6 times. The study found that a positive attitude from the pregnant woman's parents, characterized by involvement and allowance for autonomy, reduced ASAD severity, while exposure to overprotection increased it. Regression analysis also showed that a positive bond with the mother reduced the risk of ASAD diagnosis. Pregnant women with ASAD had significantly higher mean scores in physical abuse, emotional abuse, sexual abuse, emotional neglect, overprotection, and total scores on the CTQ compared to those without ASAD. Regression analysis revealed that childhood sexual abuse increased the risk of ASAD diagnosis by 2.1 times. There was no significant relationship between prenatal attachment levels and ASAD severity (p>0.005). Our findings indicate that separation anxiety disorder is common during pregnancy and that insecure attachment styles and childhood sexual abuse increase the risk of ASAD. It is important to screen women for ASAD during pregnancy and to provide early intervention. | |
| dc.identifier.endpage | 109 | |
| dc.identifier.startpage | 1 | |
| dc.identifier.uri | https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=usXiZIM9Lp0wk-YzRoaT--GR92bKiZq2B6U6R82ovrEEWVQgzM2KhGFEkC3BX5ZP | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/20.500.14730/1798 | |
| dc.identifier.yoktezid | 882811 | |
| dc.institutionauthor | Mutlusoy Eraslan, Nehir | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | İstanbul Medeniyet Üniversitesi | |
| dc.relation.publicationcategory | Tez | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.snmz | KA_TEZ_20250302 | |
| dc.subject | Psikiyatri | |
| dc.subject | Psychiatry | |
| dc.title | Gebelerde ayrılma anksiyetesi bozukluğunun bağlanma biçimleri, çocukluk çağı travmaları ve prenatal bağlanma ile ilişkisi | |
| dc.title.alternative | The relationship between separation anxiety disorder and attachment styles, childhood trauma, prenatal attachment in pregnant women | |
| dc.type | Specialist Thesis |
Dosyalar
Orijinal paket
1 - 1 / 1










