Meme kanseri tanısı alan hastalarda preoperatif MRG bulguları ve senkron lezyonların tespitinde difüzyon MRG'nin etkinliği
| dc.contributor.advisor | Erdem, Gülnur | |
| dc.contributor.author | Orundaş, Canberk | |
| dc.date.accessioned | 2025-05-08T10:38:15Z | |
| dc.date.issued | 2024 | |
| dc.department | İMÜ, Enstitüler, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı | |
| dc.description.abstract | Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerin başında gelir ve kansere bağlı ölümlerin önemli bir nedenidir. Meme kanseri teşhisi ve yönetimi, doğru ve zamanında lezyon tespiti ile büyük ölçüde iyileştirilebilir. Meme kanserinin doğru evrelendirilmesi tedavi planlamasında önemlidir ve radyolojik bulgular tedavi planlamasına dahil edilmektedir. Tarama mamografisi meme kanserinin erken teşhisi için kullanılırken, ultrason esas olarak tanısal bir yöntem olarak ve kılavuzlu biyopsiler için kullanılmaktadır. Difüzyon ağırlıklı görüntüleme ve kontrastlı MRG, mamografi ve ultrason ile birlikte meme kanseri evrelemesinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır ve tedavi planlamasında bir yol haritası olarak kullanılabilir. Bu çalışma meme kanseri tanısı almış hastalarda preoperatif evreleme amaçlı çekilen meme MRG'lerde lezyonların histolojik ve moleküler alt tiplere göre kontrastlı MRG bulgularını tartışmakta ve difüzyon ağırlıklı görüntülemenin senkron lezyonları saptamadaki başarısını araştırmaktadır. Kontrast maddenin olası olumsuz etkileri nedeni ile literatürde lezyon tespitinde ve karakterizasyonunda difüzyon MRG'nin kullanımı ve başarısı ile ilgili birçok çalışma olsa da meme kanseri tanısı alan hastalarda preoperatif amaçlı çekilen MRG'lerde senkron lezyonları tespit etme başarısı ile ilgili çalışmalar yetersizdir. Çalışma retrospektif olarak yürütülmüştür. Etik kurul onayının ardından kliniğimizde tru-cut biyopsi ile meme kanseri tanısı alan 18 yaş üstü kadın hastalar taranmış ve preoperatif MRG'si bulunan hastalar seçilmiştir. Uygun MRG tetkiki olan hastalar belirlenen dahil edilme ve dışlama kriterlerine göre seçilmiş, ardından kontrastlı MRG ve histopatolojik bulguları değerlendirilmiştir. Radyolojik değerlendirme sonrası senkron lezyonu bulunan olgular ayrıca not edilerek difüzyon ağırlıklı görüntüleme ile tekrar değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında 142 hasta değerlendirilmiş; bu hastaların yaş ortalaması 57,15±13,50 yıl olarak belirlenmiştir. Hastalarımızın hepsi kadındır ve yaş aralığı 28 ila 89 arasındadır. Histopatolojik sonuçlara göre tümörlerin %66'sı invaziv meme karsinomu (NOS), %51'i luminal-B olarak bulunmuştur. MRG bulgularına göre, kontrastlı MRG primer lezyonu bulunan 142 hastanın 137'sinde lezyonu başarılı şekilde saptamıştır. 27 hastada primer lezyona ek malign odak saptanmış olup en fazla invaziv lobüler karsinom grubunda görülmektedir. Difüzyon ağırlıklı görüntüleme senkron lezyonların 18'ini saptayabilmiştir. Difüzyon MRG'nin senkron lezyonları yakalama başarısı kontrastlı MRG'nin primer lezyon yakalama başarısıyla kıyaslandığında, duyarlılığı %96, özgüllüğü ise %33 olmaktadır. Çalışmamızda preoperatif meme MRG çekilen olgularda difüzyon MRG'nin duyarlılığı ve pozitif kestirim değeri yüksek olsa da özgüllüğü ve negatif kestirim değeri oldukça düşük bulunmuştur. Özellikle invaziv lobüler karsinom grubunda olmak üzere meme kanseri tanısı alan hastalarda preoperatif MRG çekimi ek malign odakların tespitinde önemlidir ve kontrast kontrendikasyonu gibi zorunlu durumlar haricinde kontrastlı dinamik sekanslar ile yapılmalıdır. | |
| dc.description.abstract | Breast cancer is one of the most common cancers in women and a significant cause of cancer-related deaths. Accurate and timely lesion detection can greatly improve the diagnosis and management of breast cancer. Proper staging of breast cancer is crucial for treatment planning, and radiological findings are integrated into the treatment plan. While screening mammography is used for early detection of breast cancer, ultrasound is primarily used as a diagnostic method and for guided biopsies. Together with contrast-enhanced MRI, diffusion-weighted imaging has started to play an important role in breast cancer staging along with mammography and ultrasound and can be used as a roadmap in treatment planning. This study discusses the findings of contrast-enhanced MRI in preoperative staging of breast lesions in patients diagnosed with breast cancer based on histological and molecular subtypes and investigates the success of diffusion weighted imaging in detecting synchronous lesions. Although there are many studies in the literature on the use and success of diffusion weighted imaging in lesion detection and characterization due to the possible adverse effects of contrast agents, there are insufficient studies on the success of detecting synchronous lesions in preoperative MRIs of patients diagnosed with breast cancer. The study was conducted retrospectively. After obtaining ethical approval, female patients over 18 years of age who were diagnosed with breast cancer by tru-cut biopsy in our clinic were screened, and those with preoperative MRI's were selected. Patients with appropriate MRI examinations were selected according to the determined inclusion and exclusion criteria, and then their contrast-enhanced MRI and histopathological findings were evaluated. After radiological evaluation, cases with synchronous lesions were additionally noted and re-evaluated with diffusion weighted imaging. A total of 142 patients were evaluated in the study; the average age of these patients was 57.15 ± 13.50 years. All of our patients were women, with an age range of 28 to 89 years. According to histopathological results, 66% of the tumors were invasive ductal carcinoma (NOS), and 51% were luminal-B. According to MRI findings, contrast-enhanced MRI successfully detected lesions in 137 of the 142 patients with primary lesions. An additional malignant focus was detected in 27 patients, most commonly in the invasive lobular carcinoma group. Diffusion weighted imaging was able to detect 18 of the synchronous lesions. The sensitivity and specificity of diffusion weighted imaging in detecting synchronous lesions compared to the primary lesion detection success of contrast-enhanced MRI were 96% and 33%, respectively. In our study, although the sensitivity and positive predictive value of diffusion weighted imaging in preoperative breast MRI were high, the specificity and negative predictive value were found to be quite low. Preoperative MRI in patients diagnosed with breast cancer, particularly in the invasive lobular carcinoma group, is important for detecting additional malignant foci and should be performed with contrast-enhanced dynamic sequences unless there are contraindications to contrast. | |
| dc.identifier.endpage | 80 | |
| dc.identifier.startpage | 1 | |
| dc.identifier.uri | https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=usXiZIM9Lp0wk-YzRoaT-_HpzjFtPp5b46fKk3sL0IHobA4WmeHX4nETaPtO0VhA | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/20.500.14730/1807 | |
| dc.identifier.yoktezid | 882774 | |
| dc.institutionauthor | Orundaş, Canberk | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | İstanbul Medeniyet Üniversitesi | |
| dc.relation.publicationcategory | Tez | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.snmz | KA_TEZ_20250302 | |
| dc.subject | Radyoloji ve Nükleer Tıp | |
| dc.subject | Radiology and Nuclear Medicine | |
| dc.title | Meme kanseri tanısı alan hastalarda preoperatif MRG bulguları ve senkron lezyonların tespitinde difüzyon MRG'nin etkinliği | |
| dc.title.alternative | The efficacy of diffusion MRİ in detecting synchronous lesions and preoperative Rİ findings in patients diagnosed with breast cancer | |
| dc.type | Specialist Thesis |
Dosyalar
Orijinal paket
1 - 1 / 1










