Gestasyonel diyabeti ve maternal obezitesi olan anne çocuklarının subklinik ateroskleroz ve kardiyak fonksiyonlarının değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Maternal obezite ve gestasyonel diyabet sadece anne sağlığını etkilememekte çocuklarda kardiyometabolik problemlere yol açarak ileriki yaşlarda kardiyovasküler hastalıklar için risk oluşturmaktadır. Bu çalışmada maternal obezite ve gestasyonel diyabetin, çocuklarda vücut kompozisyonu, lipid ve glukoz metabolizması ile arteriyel morfoloji ve fonksiyonları üzerine etkisini değerlendirerek kardiyometabolik hastalıklar açısından araştırılması amaçlandı. METOD: Çalışmaya anamnezde gestasyonel diyabeti veya maternal obezitesi olan 3 ile 12 yaş arası 48 çocuk çalışma grubu ve 33 adet kontrol grubu alındı.Tüm çocukların antropometrik ve kan basıncı ölçümleri alındı. Açlık serum lipidleri, glukoz, insülin düzeyleri, tiroid fonksiyon testleri belirlendi. Elektrokardiyografik ve ekokardiyografik değerlendirmeleri yapıldı. Anamnez sırasında çocukların doğum kilosu, anne sütü alım süresi, annelerin sosyoekonomik ve eğitim düzeyleri, obstetrik öyküleri öğrenildi. BULGULAR: Maternal obezitesi ve gestasyonel diyabeti (GDM) olan anne çocuklarının body mass indexi (BMI) kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,013). Çalışma grubunda, kontrol grubuna göre yüksek dansiteli lipoprotein düzeyleri anlamlı derecede düşük (p=0,028), trigliserit, tiroid stimülan hormon (TSH) ve serbest triiyodotironin (FT3) düzeyleri ise anlamlı derecede yüksek saptandı (her parametre için sırasıyla p=0,026, p=0,002, p<0,001). Subklinik ateroskleroz parametrelerine bakıldığında çalışma grubunun karotis intima media kalınlığı (CIMT), epikardiyal yağ dokusu (EYD), arteriyel stiffness değerleri kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artmış (her parametre için sırasıyla p<0,001, p<0,001, p=0,003); arteriyel distensibilite ve arteriyel strain değerleri ise anlamlı düzeyde azalmış (her parametre için sırasıyla p=0,003, p=0,008) olarak saptandı. Her iki grubun sol ventrikül yapı ve fonksiyonları açısından sol ventrikül arka duvar sistolik (LVPWs) ve diyastolik kalınlığı (LVPWd), interventriküler septum sistolik (IVSs) ve diyastolik kalınlığı (IVSd), sol ventrikül diyastol sonu iç kalınlık (LVIDd), ejeksiyon fraksiyonu (EF), kısalma fraksiyonu (KF) ölçümleri arasında anlamlı farklılık saptanmadı (tüm parametreler için p>0,05). Gestasyonel obezitesi olan annelerin gebelik BMI ile çocuklarının IVSd arasında pozitif; GDM'li annelerin gebelik sonu kilosu ile çocukların EYD ve IVSd değerleri arasında pozitif, arteriyel strain değerleri arasında negatif korelasyon saptandı. Annelerin sosyoekonomik durumunun çocukların kardiyak fonksiyonları ve subklinik ateroskleroz belirteçlerine etkisine bakıldığında gestasyonel obezitesi olan ve çalışmayan anne çocuklarının sol ventrikül kitlesi ve LVIDd değerleri kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artmış saptandı (her parametre için sırasıyla p=0,04, p=0,03). GDM'li anne çocuklarında ise aylık ev geliri düşük olanların arteriyel distensibilite ve strain parametreleri yüksek olanlara göre anlamlı düzeyde azalmış (her parametre için sırasıyla p=0,039, p=0,033), arteriyel stiffness değeri ise anlamı düzeyde artmış (p=0,028) saptandı. Subklinik ateroskleroz için en sensitif ve spesifik parametreyi göstemek amacıyla yapılan ROC analizinde her iki grupta da yüksek duyarlılığa ve özgüllüğe sahip parametreler sırasıyla EYD, CIMT ve arteriyel stiffness parametreleri olarak bulundu. SONUÇ: Gestasyonel diyabeti ve maternal obezitesi olan anne çocuklarının hem vücut kompozisyonu, lipid ve glukoz metabolizması hem de subklinik ateroskleroz belirteçleri kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde farklı bulunmuştur. Gebelik sırasında kötü glisemik kontrol ve alınan fazla kilo çocukların sadece yenidoğan döneminde değil uzun dönemde kardiyometabolik açıdan olumsuz sonuçları olduğunu göstermektedir. Bu çocuklarda subklinik ateroskleroz varlığını araştırmak için epikardiyal yağ dokusu, karotis intima media kalınlığı ve arteriyel stiffness parametreleri en sensitif ve spesifik parametreler olarak kullanılabilir.

BACKGROUND: Maternal obesity and gestational diabetes do not only affect maternal health, but cause cardiometabolic problems in children and a risk for cardiovascular diseases in later ages. In this study, it was aimed to investigate maternal obesity and gestational diabetes in terms of cardiometabolic diseases by evaluating the effects on body composition, lipid and glucose metabolism, arterial morphology and functions in children. METHOD: Study group of 48 children aged between 3 and 12 years with gestational diabetes or maternal obesity in the anamnesis and 33 control groups were included in the study. Anthropometric and blood pressure measurements of all children were taken. Fasting serum lipids, glucose, insulin levels, thyroid function tests were determined. Electrocardiographic and echocardiographic evaluations were made. During anamnesis, the birth weight of the children, the duration of breast milk intake, the socioeconomic and educational levels of the mothers, and obstetric histories were learned. RESULTS: Body mass index (BMI) of the children of mothers with maternal obesity and gestational diabetes (GDM) was found to be significantly higher than the control group (p=0.013). High density lipoprotein levels were found to be significantly lower (p=0.028), and triglyceride, thyroid stimulating hormone (TSH) and free triiodothyronine (FT3) levels were found to be significantly higher in the study group compared to the control group (p=0.026, p=0.002, p<0.001 for each parameter, respectively). Considering subclinical atherosclerosis parameters, carotid intima-media thickness (CIMT), epicardial adipose tissue (EAT), arterial stiffness values of the study group significantly increased compared to the control group (p<0.001, p <0.001, p=0.003 for each parameter respectively); arterial distensibility and arterial strain values were found to be significantly decreased (p=0.003, p=0.008 for each parameter, respectively). No significant difference was found between the left ventricular posterior wall systolic (LVPWs) and diastolic thickness (LVPWd), interventricular septum septum systolic (IVSs) and diastolic thickness (IVSd), left ventricular end-diastolic inner thickness (LVIDd), ejection fraction (EF) and shortening fraction (SF) measurements of both groups in terms of left ventricular structure and functions (p > 0.05 for all parameters). A positive correlation was found between pregnancy BMI of mothers with gestational obesity and IVSd of their children. There was a positive correlation between the post-gestational weight of the mothers with GDM and the EAT and IVSd values of the children, and a negative correlation between the arterial strain values. Considering the effect of the socioeconomic status of the mothers on the children's cardiac functions and subclinical atherosclerosis markers, it was found that the left ventricular mass and LVIDd values of the children with gestational obesity and non-working mothers were significantly increased compared to the control group (p=0.04, p=0.03 for each parameter, respectively). Arterial distensibility and strain parameters were significantly decreased in children of mothers with GDM compared to those with a low monthly household income (p=0.039, p=0.033 for each parameter, respectively), and the arterial stiffness value was significantly increased (p=0.028). In the ROC analysis performed to show the most effective parameter for subclinical atherosclerosis, parameters with high sensitivity and specificity in both groups were found as EAT, CIMT and arterial stiffness parameters, respectively. CONCLUSION: Both body composition, lipid and glucose metabolism and subclinical atherosclerosis markers of mothers with gestational obesity and gestational diabetes were found to be significantly different from the control group. Poor glycemic control and overweight during pregnancy show that children have negative cardiometabolic outcomes not only in the neonatal period but also in the long term. Epicardial adipose tissue, carotid intima-media thickness and arterial stiffness parameters can be used as the most sensitive and specific parameters to investigate the presence of subclinical atherosclerosis in these children.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Arteriyel kompliyans, epikardiyal yağ doku, karotis intima media, gestasyonel diyabet, maternal obezite, Arterial compliance, epicardial adipose tissue, carotid intima media, gestational diabetes, maternal obesity

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren