Incidence and Associated Factors of Patellar Clunk Syndrome After Total Knee Arthroplasty: A Retrospective Single-Center Study

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Duzce University

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Objective: Patellar clunk syndrome (PCS) is an uncommon complication after total knee arthroplasty (TKA), particularly in posterior-stabilized prostheses. It is characterized by a painful catching or “clunk” during knee extension, often caused by fibrous nodule formation at the superior pole of the patella. Reported incidence rates vary widely, and although factors such as implant design, femoral component size, and insert thickness have been proposed, the true incidence and risk factors remain uncertain. Method: This retrospective study included 330 patients who underwent primary TKA between 2016 and 2018. Demographics, implant design, femoral component size, insert thickness, and radiographic parameters were analyzed. Clinical outcomes were assessed using the Knee Society Score (KSS), and ultrasonographic detection of suprapatellar fibrous nodules was performed. Results: PCS occurred in 23 patients (7.5%). Incidence was higher in men (12.5% vs. 5.8%, p=0.041), in posterior-stabilized compared with cruciate-retaining prostheses (8.5% vs. 3.1%, p=0.048), and in bilateral versus unilateral procedures (30.4% vs. 5.2%, p

Amaç: Patellar clunk sendromu (PCS), total diz artroplastisi (TDA) sonrası, özellikle posterior stabilize protezlerde nadir görülen bir komplikasyondur. Bu sendrom, genellikle patellanın üst tarafında fibröz nodül oluşumu nedeniyle diz ekstansiyonu sırasında ağrılı bir takılma veya “çatırtı” ile karakterizedir. Bildirilen insidans oranları büyük farklılıklar göstermektedir ve implant tasarımı, femoral komponent boyutu ve insert kalınlığı gibi faktörler öne sürülmüş olsa da, gerçek insidans ve risk faktörleri belirsizliğini korumaktadır. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2016 ile 2018 yılları arasında primer TDA geçiren 330 hasta dahil edilmiştir. Demografik özellikler, implant tasarımı, femoral bileşen boyutu, insert kalınlığı ve radyografik parametreler analiz edildi. Klinik sonuçlar Knee Society Score (KSS) kullanılarak değerlendirildi ve suprapatellar fibröz nodüllerin ultrasonografik tespiti yapıldı. Bulgular: PCS 23 hastada (%7,5) görüldü. İnsidans erkeklerde (12,5% vs. 5,8%, p=0,041), arka stabilizasyonlu protezlerde çapraz bağ koruyucu protezlere kıyasla (8,5% vs. 3,1%, p=0,048) ve bilateral prosedürlerde unilateral prosedürlere kıyasla (30,4% vs. 5,2%, p12 mm, p=0,001) PCS ile ilişkiliydi. Insall–Salvati oranı (p=0,914), patellar tendon uzunluğu (p=0,885) veya tibial eğim (p=0,891) açısından anlamlı bir fark bulunmadı. KSS, PCS hastalarında biraz daha düşüktü (p=0,036). Sonuç: PCS, vakaların %7,5'inde gözlendi ve posterior stabilize protezler, bilateral TKA, daha küçük femoral bileşenler ve daha kalın insertlerde daha sık görüldü. Radyografik parametreler öngörücü değildi. Bu bulgular, implant ve cerrahi faktörlerin katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir, ancak sonuçlar retrospektif tasarım göz önüne alındığında dikkatli bir şekilde yorumlanmalıdır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Health Care Administration, Sağlık Kurumları Yönetimi

Kaynak

Konuralp Tıp Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

17

Sayı

3

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren