Pandemi sonrası tip 2 diabetes Mellitus hastalarında glisemik ve kardiyometabolik risk faktörlerinin kontrolü: Tek merkezli bir deneyim
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Tip 2 diyabet tedavisinde hipergliseminin kontrolünün yanında lipid düzeyi ve kan basıncı kontrolü de mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyon gelişimini önlemek açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı hastanemizde tip 2 DM nedeni ile takipli olan hastaların glisemik, kan basıncı ve lipid düzeylerinin kontrol durumunu; mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyon sıklığını belirlemek, aynı zamanda hastaların tokluk/açlık c-peptid düzeyleri ve kullandıkları tedaviler ile glisemik ve kardiyometabolik risk faktörlerinin kontrol durumunu belirlemekti. Bu tek merkezli gözlemsel çalışma hastanemizde Ağustos 2022-Mart 2023 tarihleri arasında tip 2 DM tanısı ile takip edilmiş olan 18 yaş ve üzeri hastalar ile gerçekleştirildi. Hastane otomasyon sisteminden hastaların medikal öyküleri, biyokimyasal verileri ve antropometrik ölçümlerine ulaşıldı. Antropometrik ölçümleri, HbA1c düzeyi ve c peptid ölçümleri eksik olanlar, gebelik durumu olanlar ve terminal dönem kanser hastaları çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma Helsinki Deklarasyonu ilkelerine uygun olarak yapılmıştır. Çalışma İstanbul Medeniyet Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır. Hastalar diyabet tedavi rejimlerine ve c peptittokluk/c peptitaçlık düzeylerine göre gruplandırıldı. Gruplar arasında glisemik, lipid düzeyi ve kan basıncı kontrol durumları açısından karşılaştırma yapıldı. Grupların karşılaştırılmasında Kruskal-Wallis testi kullanıldı. İstatistik anlamlılık düzeyi P<=0.05 kabul edildi. Diyabet hastalık süresi, vücut ağırlığı, boy, VKI, bel çevresi, HbA1c, DKB, APG, antiagreagan, antihipertansif ve statin tedavisi açısından gruplar arası oransal farklılık saptandı. Glisemik kontrol sadece OAD kullanan grupta daha yüksekken kan basıncı ve lipid kontrolü OAD ve insülin kullanan grupta daha yüksek saptandı. Bu çalışmanın sonucunda her ne kadar çalışmanın tasarımı ve karıştırıcı faktörler nedensellik ilişkisi kurulmasını mümkün kılmasa da tedavi rejimleri ile kardiyovasküler ve glisemik kontrol düzeyleri arasındaki ilişkiler, klinik spektrumu geniş olan tip 2 DM yönetiminde klinisyenler için ön gördürücü olması açısından önemlidir. Ayrıca çalışmamızın sonuçları tokluk/açlık c peptid oranının tip 2 DM tedavi düzenlenmesi ve takibinde standart ölçümler arasında yer alması gerektiğini göstermekte ve bu konuda yapılacak kapsamlı çalışmalara ihtiyacın önemini vurgulamaktadır.
In the treatment of type 2 diabetes, in addition to the control of hyperglycemia, lipid level and blood pressure control are also important to prevent the development of microvascular and macrovascular complications. The aim of this study was to evaluate the lipid profile, glycemic control, and blood pressure status in patients with type 2 diabetes mellitus at our hospital. Additionally, the study sought to investigate the frequency of microvascular and macrovascular complications, as well as the relationship between postprandial and fasting c-peptide levels, the medications used by the patients, and the incidence of these complications. This single-center observational study was conducted with patients aged 18 years and older who were followed up in our hospital between August 2022 and March 2023 with a diagnosis of type 2 DM. Medical history, biochemical data and anthropometric measurements were obtained from the hospital automation system. Patients with missing anthropometric measurements, HbA1c level and c peptide measurements, those with pregnancy status and terminal cancer patients were excluded from the study. The study was conducted in accordance with the principles of the Declaration of Helsinki.The study was approved by Istanbul Medeniyet University Clinical Research Ethics. CommitteePatients were grouped according to their diabetes treatment regimens and postprandial/fasting c peptide levels. Comparisons were made between the groups in terms of glycemic control, lipid levels, and blood pressure control.The Kruskal-Wallis test was used for the comparison of the groups. A significance level of P <= 0.05 was considered statistically significant.Proportional differences were identified between the groups in terms of diabetes duration, body weight, height, body mass index, waist circumference, HbA1c, diastolic blood pressure,fasting blood glucose , the use of antiplatelet, antihypertensive, and statin therapies. Glycemic control was found to be higher in the group using only oral antidiabetic drugs, while blood pressure and lipid control were higher in the group using both oral antidiabetic drugs and insulin. Although the design of this study and confounding factors do not allow for the establishment of a causal relationship, the associations between treatment regimens and levels of cardiovascular and glycemic control are important for clinicians as predictors in the management of type 2 diabetes mellitus, which has a wide clinical spectrum. Additionally, our study results suggest that the postprandial/fasting c peptide ratio should be included among the standard measurements in the treatment planning and monitoring of type 2 diabetes mellitus, highlighting the need for comprehensive studies in this area.










