Osmanlı literatüründe ben-anlatılarına katkı: Abdullah Sâfî'nin (Ö. 1898) İftirâ-Nâme'si
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Divan Edebiyatındaki sergüzeşt-nâmeler; kişinin başından geçen hadiseleri ve bu hadiseler sonucunda ortaya çıkan duygu ve düşüncelerini aktardıkları eserlerdir. Hatırat ve kurmaca olarak ikiye ayrılan bu türde kişi, kendisindeki "benliği" bize anlatma çabası içerisindedir. Bu türün hatırat özelliği taşıyan örneklerinden bir tanesi de on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında telif edilmiş olan Kerküklü Hacı Abdullah Sâfî'nin "İftirâ-nâme"sidir. Şairin 1860-1862 yılları arasında başına gelen olayları manzum bir şekilde aktardığı bu eser, söz konusu dönemin sosyolojik, ekonomik ve politik durumu hakkında bizlere önemli bilgiler vermektedir. Özellikle Kerkük'ten İstanbul'a yolculuğu, han ve tekke hayatı, İstanbul'daki esnaf tiplemeleri ve hapishane hayatına ait veriler oldukça kıymetlidir. Bu çalışmada; yukarıda kısaca bahsettiğimiz sergüzeşt-nâmedeki veriler; şairin diğer eserleri, Osmanlı arşiv belgeleri, tekke nüfus vukuâtı defterleri, Tomar-ı Tekâyâ kayıtları ve dönemin haritaları gibi çeşitli kaynaklar ile karşılaştırılıp incelenecektir.
Sergüzeşt-nâme is a genre in Diwan Literature covering accounts of one's feelings and thoughts upon what he/she lived through. It can be either memoir-type or pseudo-autobiographical. One of the memoir-type examples of this genre is "İftirâ-nâme" of Kirkuian Hacı Abdullah Sâfî which was written in the second half of the nineteenth century. The author shares what he lived through between 1860-1862 by writing in verse while giving significant information on sociological, economic and political state of that period. On the other hand, there are also some valuable notes on various subjects such as his journey from Kirkuk to Istanbul, his life in khans and dervish lodges, his days in prison, and his description of Istanbul's tradesmen. In this study, I aim to analyze above mentioned material in the sergüzeştnâme by making use of various sources such as relevant documents in Ottoman archives, the registers of Tomar-ı Tekâyâ and the maps of given period.










