Clarifying Sayf al-Din al- ?Amidi’s Position: Can a Free-Choosing Agent Cause an Eternal Effect?

dc.contributor.authorBahçi, Kübra Sümeyye
dc.date.accessioned2025-05-10T11:29:14Z
dc.date.issued2024
dc.departmentİstanbul Medeniyet Üniversitesi
dc.description.abstractThis article deals with ‘Adud al-Din al-Iji’s erroneous attribution to Sayf al-Din al-Amidi in his Kitab al-Mawaqif that the eternal creation can be caused by a free-choosing agent (al-fa?il al-mukhtar). Al-Iji affirms a consensus between the Kalam-philosophers and Falsafa-philosophers that the eternal world can only be created by a necessarily-emanating agent (al-mujib bi adh-dhat). However, al-Iji argues that al-Amidi holds a contrary view on this issue, claiming that the eternal world can be created by a free-choosing agent. The article shows that al-Iji’s ascription is false and that al-Amidi did not hold such a view. In his analysis, al-Iji asserts that al-Amidi holds the view that intentional (qa?d) creation is the same as necessarily emanating creation with respect to the priority and posteriority of cause and effect. The possibility of an essential priority (al-taqaddum bi’dh-dhat) between cause and effect suggests that an eternal effect can be caused by a free-choosing creator. To evaluate whether al-Amidi indeed upholds this position, this article examines whether he maintains the principle that the absence of the intended effect is necessary for the possibility of intention. The article argues that as long as al-Amidi adheres to this principle, he cannot be accused of holding the position attributed to him by al-Iji. This article traces the development of this misattribution in the post-classical period, showing that it largely arises from the transmission and interpretation of al-Iji's statements in Kitab al-Mawaqif. Al-Jurjani points out that some people support al-Amidi’s pseudo-opinion, conciliating the mukhtar – mujib theories. This study argues that the person who should come to the fore is not al-Amidi but Na?ir al-Din al-?usi, who reconciles mukhtar and mujib theories. Extending the concept of mujib bi adh-dhat, al-?usi argued that the Necessary Being is mukhtar in the sense that “if God had not willed it, God would not have created”, but God’s effect is eternal because the antecedent, as that which God does not will cannot come to existence. This conciliatory approach was used by philosophers such as Ibn Kamalpasha to provide religious legitimacy to the theory of mujib. Amidi’s so-called view and al-?usi’s reconciliation are reflected in Mulla Jami’s al-Durrat al-fakhira as a projection of philosophical tasawwuf formulated as a theory of creation. Mulla Jami argues that the Sufis adopted a theory of creation that is in some ways based on Amidi’s so-called view, according to which a free-choosing God creates eternally, and the effect is eternal.
dc.description.abstractBu makale, Adudüddin Îcî’nin Kitabü’l-Meva?ıf adlı eserinde Seyfeddin Âmidî’ye hatalı bir şekilde isnat ettiği, kadîm eserin muhtâr fâile dayanabileceği görüşünü ele almaktadır. Îcî, kelâmcılar ile Meşşâî filozoflar arasında, mucib bi’z-zat tanrı düşüncesinin zorunlu olarak âlemin kıdemini, fâil-i muhtâr tanrı düşüncesinin ise zorunlu olarak âlemin hudûsunu gerektirdiği konusunda fikir birliği olduğunu iddia eder. Ancak Îcî, Âmidî’nin bu konuda aykırı bir görüş savunduğunu ve kadîm âlemin muhtâr bir Tanrı’ya dayanabileceğini ileri sürdüğünü belirtir. Makale, Îcî’nin bu iddiasının yanlış olduğunu, Âmidî’nin böyle bir görüş savunmadığını ve fakat bu hatalı isnadın sonraki şerhlerde aktarıldığını göstermektedir. Îcî, Âmidî’nin kasıtla yaratmada eserin müessiri öncelemesinin zamansal değil, îcâb yoluyla yaratmadaki gibi zâtî öncelik tarzında olabileceğini düşündüğünü iddia etmektedir. Yaratıcı ile eser arasında zâtî öncelik-sonralık ilişkisi ise, kadîm bir eserin kasıtla yaratan bir müessirin eseri olabileceğini vurgulamaktadır. Âmidî’nin böyle bir görüşü savunup savunmadığını tespit etmek amacıyla, onun kasıtla yaratma ile îcâb yoluyla yaratma arasındaki temel farklardan biri olan, kastın vuku bulması için maksûdun yokluğunun şart olduğu ilkesini sürdürüp sürdürmediği soruşturuldu. Nitekim, maksûdun yokluğunun kastın bir şartı olduğu ilkesine göre, kasıtla yaratan bir fâilin kastettiği eserin, sadece zâtî değil, zamansal olarak da öncelik-sonralık ilişkisi içinde bulunması gerekir. Ancak Adudüddin Îcî’ye göre, Âmidî tam da bunun aksini mümkün görmüştür. Makale, Âmidî’nin bu ilkeyi koruduğunun gösterilmesi halinde, böyle bir görüşle itham edilemeyeceğini savunur. Bununla birlikte, Îcî’nin isnadına dayanak olabilecek bir başka noktaya işaret edilmektedir. Âmidî, âlemin yaratılmadan önceki yokluğunun ezelî bir maksûd olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu çalışma, bu meselenin gündeme getirildiği pasaja dair bir yorum sunarak, Îcî’nin hatalı bir isnatta bulunduğuna dair gerekçeler sunmaktadır. Ayrıca makale, bu hatalı isnadın müteahhir dönem kelâm-felsefe ilişkisi bağlamındaki serencamını takip etmektedir. Burada temsil gücü yüksek müteahhir dönem kelâm eserlerinden verilen örneklerde, Âmidî’ye isnadın temelde Îcî’nin Kitabü’l-Meva?ıf adlı eserindeki ifadelerinin aktarılması ve yorumlanmasından ibaret olduğu görülebilir. Bu çalışmada, Cürcânî’nin, Âmidî’nin pseudo-görüşünü destekleyen kişilerin bulunduğuna işaret ederken, aslında ön plana çıkması gereken kişinin Âmidî değil, muhtâr ve mûcibi uzlaştıran Nasîrüddin Tûsî olması gerektiği iddia edilmektedir. Tûsî, İbn Sînâ’nın bazı ifadelerinden esinlenip mucib bi’z-zat kavramını genişleterek, Zorunlu Varlık’ın “dilemeseydi, yapmazdı” anlamında muhtâr olduğunu ama dilemediği bir durumun gerçekleşmediği için eserinin kadîm olduğunu savunmuştur. Bu uzlaştırıcı yaklaşıma, İbn Kemâlpaşa gibi düşünürler tarafından mûcib nazariyesine dinî meşruiyet kazandırmak suretiyle atıfta bulunulmuştur. Pseudo-Âmidî ve Tûsî’nin uzlaştırıcı müdahalelerinin bir izdüşümü de Molla Câmî’nin ed-Durretü’l-fâ?ire’sinde nazarî tasavvufun yaratma teorisi olarak formüle edilmesidir. Molla Câmî, sûfîlerin Pseudo-Âmidî’ye dayanarak muhtâr olup da eseri kadîm olan bir yaratma nazariyesini benimsediklerini iddia eder.
dc.identifier.doi10.18317/kaderdergi.1544490
dc.identifier.endpage311
dc.identifier.issn2602-2710
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage293
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.18317/kaderdergi.1544490
dc.identifier.urihttps://dergipark.org.tr/tr/pub/kaderdergi/issue/89616/1544490
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14730/2235
dc.identifier.volume22
dc.institutionauthorBahçi, Kübra Sümeyye
dc.language.isotr
dc.publisherMehmet BULĞEN
dc.relation.ispartofKader
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20250302
dc.subjectIslamic Philosophy
dc.subjectSayf al-Din al-Amidi
dc.subjectAdud al-Din al-Iji
dc.subjectEternal creation
dc.subjectNa?ir al-Din al-?usi
dc.subjectIbn Kamalpasha
dc.subjectMulla Jami
dc.subjectİslam felsefesi
dc.subjectSeyfeddin Âmidî
dc.subjectAdudüddin Îcî
dc.subjectFâil-i muhtâr
dc.subjectNasîrüddîn Tûsî
dc.subjectİbn Kemâlpaşa
dc.subjectMolla Câmî
dc.titleClarifying Sayf al-Din al- ?Amidi’s Position: Can a Free-Choosing Agent Cause an Eternal Effect?
dc.titleSeyfeddin Âmidî’ye Hatalı İsnat: Kadîm Eser Muhtâr Fâile Dayanır mı?
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
2235.pdf
Boyut:
350.18 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format