Türk Dış Politikasında Kamu Diplomasisi Kurumlarının Sahra-altı Afrika Algısı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmanın temel amacı, dış politika analizinin psikolojik unsurlarından birisi olan ve dış politikanın oluşum ve uygulama sürecini etkileyen algının, kamu diplomasisi kurumları üzerinden tahlil edilmesidir. Bu doğrultuda çalışma, bu kurumların Sahra-altı Afrika’ya yönelik algılarını ortaya koymayı, bu algıların oluşumunda etkili olan faktörleri tespit etmeyi hedeflemektedir. Çalışma kapsamında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ve Diyanet İşleri Başkanlığı/Türkiye Diyanet Vakfı (DİB/TDV) olmak üzere beş kamu diplomasisi kurumu analiz birimi olarak belirlenmiştir. Çalışmada temelde nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Literatür taraması; kurumsal yayınlardan, resmi belge ve web sitelerinden oluşan metinler; kurum temsilcileriyle yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar aracılığıyla veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma; kurumsal kimlik, devlet kimliği, ulusal çıkar ve ulusal öz-imaj aracılığıyla kamu diplomasisi kurumlarının algılarının şekillendiği varsayımına dayanmaktadır. Araştırmanın zamansal kapsamı, 2010–2024 yıllarını ile sınırlı tutulmuştur. Teorik çerçeve ise İnşacı teori, İmaj teorisi ve Bilişsel tutarlılık teorisinden oluşturmaktadır. Bu sistematik üzerine kurulan çalışmada kamuoyunda veya akemide çok bilinmeyen kimi bulgulara ulaşılmıştır. En büyük stratejik algı, Afrika Türkiye’nin dünyaya açılmasının bir parçası olarak algılanmasıdır. Bu hedefte, alandan elde edilen bilgi ve tecrübeler, benzer uluslararası kurumların stratejileri ve kimileriyle yürütülen işbirlikleri, politika oluşturma evreni olarak ilgili merkezlere aktarılmaktadır. Nihayetinde bu sistematik üzerine kurulan çalışmada çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Kurumların, eğitim başta olmak üzere yardım ve kültür unsurları ile kurum kimlikleri; yumuşak gücün yanı sıra Osmanlı ve İslam kimliğinin sentezinden oluşan muhafazakâr kimlik eksenli devlet kimlikleri; yardım, küresel adalet ve barış üzerine inşa edilen ulusal-öz imajları; siyasi ve ekonomik içerikli ulusal çıkarları Afrika algıları üzerinde etkili olmaktadır. Tarihi imajda sömürgecilik, kölelik v.b; yaşayan imajda çatışma, terör, yoksulluk v.b. olmak üzere Afrika’ya yönelik olumsuz algılar mevcuttur. Yaşayan algıda aynı zamanda yeraltı kaynakları, büyüme v.b. olmak üzere olumlu ekonomik kodlar da vardır. Afrika’nın potansiyeline yönelik algıda ekonomik kodlar baskındır. Afrika Türkiye’nin dünyaya açılmasının bir parçası olarak algılanmaktadır. Türkiye açısından -Somali başta olmak üzere- müstesna ülkeler mevcuttur.
The main purpose of this study is to analyze perception, which is one of the psychological elements of foreign policy analysis and affects the formation and implementation process of foreign policy, through public diplomacy institutions. In this context, he study aims to reveal the perceptions of these institutions towards Sub-Saharan Africa and to identify the factors affecting the formation of these perceptions. Within the scope of the study, five public diplomacy institutions have been selected as units of analysis: the Turkish Cooperation and Coordination Agency (TİKA), Yunus Emre Institute (YEE), Presidency for Turks Abroad and Related Communities (YTB), Turkish Maarif Foundation (TMV) and the Presidency of Religious Affairs/Türkiye Diyanet Foundation (DIB/TDV). The study primarily adopts a qualitative research method. Data collection was carried out through literature review; texts consisting of institutional publications, official documents and websites; and semi-structured interviews with representatives of the institutions. The obtained data were examined with the content analysis method. The study is based on the assumption that perceptions of public diplomacy institutions are shaped by institutional identity, state identity, national interest, and national self-image. The temporal scope of the research is limited to the years 2010–2024. The theoretical framework is based on Constructivist Theory, Image Theory, and Cognitive Consistency Theory. Built upon this systematic approach, the study has uncovered certain findings that are not widely known in the public or academic spheres. The most prominent strategic perception is that Africa is viewed as part of Turkey’s broader opening to the world. In line with this objective, the knowledge and experiences gathered from the field, the strategies of comparable international institutions, and collaborations with some of them are transferred to the relevant centers as part of the policy-making process. Corporate identities of the institutions with elements of aid and culture, especially education; state identities based on conservative identity, which is a synthesis of Ottoman and Islamic identity as well as soft power; national-self images built on aid, global justice and peace; and their national interests including political and economic elements have an impact on their perceptions of Africa. There are negative perceptions of Africa: colonialism, slavery, etc. in the historical image; conflict, terrorism, poverty, etc. in the living image. In the living perception, there are also positive economic codes such as underground resources, growth, etc. Economic codes are dominant in the perception of Africa's potential. Africa is perceived as a part of Türkiye's opening to the world. There are exceptional countries for Türkiye, especially Somalia.










