İslam hukuku perspektifinden uluslararası insancıl hukukta korunan kişiler
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Modern çağda savaşlardan kaçınmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Kullanılan stratejilerin ve yüksek tahrip gücüne sahip silahların altında en temel insan haklarını korumak ve sürdürmek, kabiliyetlerimizi aşarak insanlığı zor durumda bırakmıştır. Bunun üzerine uluslararası toplum bir araya gelerek savaşlar ve onların nasıl yapılması gerektiği üzerine çeşitli anlaşmalar ve düzenlemeler ortaya koymuşlardır. Böylece Uluslararası insancıl hukuk, savaş zamanlarında savaşçıların ve sivil şahısların en temel hak ve özgürlüklerini koruyan bir hukuk dalı olarak öne çıkmaya başlamıştır. Uluslararası insancıl hukuka hayat veren temel ilkelerin ışığında, koruma sistemi geliştirilmiş ve imzalanan antlaşmalarla birlikte güvence altına alınmıştır. Dünya üzerindeki her bir medeniyet, kendi kültürel kodları çerçevesinde bu alana önemli katkılar sunmuştur. Bu katkıların en önemlilerinden birisi İslam Dini tarafından sağlanmıştır. İslam'ın bu konudaki pozisyonu uluslararası insancıl hukukun gelişimi açısından önem taşımaktadır. İslam dini, savaş ve çatışmalar esnasında insanlığa ve en temel hak ve özgürlüklere saygı duyarak sivilleri, savaşta aktif yer almamış kişileri ve artık savaşmayanları korumaktadır. Bu değerlerin korunmasında şeriatın en temel hedefleri doğrultusunda büyük özen gösterir. İnsancıl hukuka benzer şekilde, İslam savaş hukuku da savaşta sivillere verilen zararın en aza indirilmesini hedefler. Savaşlarda kadın, çocuk, yaşlı ve artık savaşmayan kişilerin korunmasını üstün tutar. İslam zorunlu olmadıkça savaş çıkartan taraf olmamak ister çünkü İslam hukukçularının çoğunluğuna göre savaşı meşru kılan şey, İslam'a yönelik bir saldırının varlığıdır. Ayrıca İslam, savaş türlerini ve bu türlerin her birisinin hukuki durumlarını ve sonuçlarını da detaylıca inceler. Ortaya koyduğu kurallar ve düzenlemeler, kendi çağının oldukça ötesindedir. Gerek korunan kişilere, gerek de savaş esirlerine sağladığı insaniyet ve diğer ilkeler ışığındaki korumalar, bazı noktalarda uluslararası insancıl hukukun da üzerindedir.
It has become almost impossible to avoid wars in the modern age. Protecting and upholding the most basic human rights under the strategies employed and weapons with high destructive power has exceeded our capabilities, leaving the humanity in a difficult situation. Thereupon, the international community came together and put forward various agreements and regulations on wars and how they should be fought. Thus, international humanitarian law has come to the forefront as a branch of law that protects the most fundamental rights and freedoms of combatants and civilians in times of war. In the light of the basic principles that give life to international humanitarian law, the protection system has been developed and secured with the signed treaties. Each civilization in the world has made significant contributions to this field within the framework of their own cultural codes. One of the most important of these contributions has been provided by the Islam. The position of Islam on this issue is important for the development of international humanitarian law. Islam protects civilians, non-combatants and those who are no longer fighting, by respecting humanity and other fundamental rights and freedoms during wars and armed conflicts. It pays great attention to the protection of these values under the most basic objectives of the Shari'ah. Similar to humanitarian law, Islamic law of war aims at minimizing harm to civilians in war. It emphasizes the protection of women, children, the elderly and those who are no longer fighting in wars. Islam seeks not to be a belligerent unless it is necessary because, according to the majority of Islamic jurists, it is the existence of an attack on Islam that legitimizes the war. In addition, Islam analyzes in detail the types of warfare and the legal status and consequences of each of these types. The rules and regulations Islam put forward are far ahead of its time. The protections it provides to both protected persons and prisoners of war, in the light of humanity and other principles, are at some points above international humanitarian law.










